Sıradan bir hayattı yaşadığımız. Üzerine koyduğumuz süslemelerle kapatmaya çalıştığımız, görmediğimiz, görmek istemediğimiz, yok saydığımız bir sıradanlık. Öylesine sıradandık ki… Hepimizin korkuları vardı, ekserisi sıradanlaşmak üstüne, bundan korkarken bile sıradanlaştığımızı nereden bilebilirdik? Bizim suçumuz değildi oysa ki, zira hayatın kendisi sıradandı ve sıradan insanlara yer vardı. Sıradan kuralları uygulamak için sıradan insanlar… Ama biz ne yaptık, hayat tarafından konulan sıradan kurallarla yaşayabilmemiz için sıradan bir şekilde yaratılmış olan kendimizi türlü türlü taklalarla anlaşılmaz hale soktuk. İtiraf etmeliyim ki bu konuda sıradan bir insan için oldukça başarılıydık. Her şeye bir maske taktık, saf olan her şeyi değiştirdik, kimyasıyla oynadık hayatın. Böyle daha güzel görünüyordu herşey. Gurur duyuyorduk kendimizle. Ama hesaba katmadığımız şeyler vardı, biz sıradanlıktan kurtulmuştuk! belki ama hayat hala sıradandı. Zira onu değiştirecek kudret hiçbirimizde yoktu, hayatın fıtratı sıradanlıktı. Sıradan olmayan! bizlerin kuralları sıradan olan hayata uymuyordu. En karmaşık denklemlere -ki bu karmaşıklığın müsebbibi bizlerdik- çözümler üretiyor ancak bir türlü sonuca ulaşamıyorduk ve üzücüdür ki hayat gidiş yoluna puan vermiyordu.
Hepimiz böyle değildik tabi ki. Bir Sabahattin Ali tokadıyla kendine gelenlerimiz de vardı. Sıradan görüntülerin içinde kocaman bir dünya taşıdığını keşfedenler sevmeye başladı sıradanlıklarını. Sıradanlık, farklı olmaktı. Bu yeterli değildi tabi ki. Hayat sosyal bir olguydu ve sizin maskenizi çıkarmanız mutlu olmanıza yeter sebep değildi. İnsanlar o keşmekeşin içinde öyle kaybolmuşlardı ki…
Sizin sıradan çözümlerinizi onlar anlamadı, söylediğinizi değil de onlar hep maskenizi aradı.
Bir gün, birisi, şimdiye kadar sustuğu tüm bu şeyleri söylemek istedi.
Sonra durdu.
Ya kalem muktedir değilse hali anlatmaya?
Yok yok susmak bize yakışmazdı.
Tags: sıradanlık
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar