Son zamanların moda deyimi barışmak!?
Kendinle barışmak.Toplumla barışmak.
Oysa bildiÄŸimiz küslük olunca barışılırdı. Kime, kimlere küsüz ki barışamıyoruz?
GeldiÄŸimiz koÅŸullar bizi-bize, bizi-herkese küstürdü. YaÅŸam zorlukları, güç ulaşılır güzellikler, hak ettiÄŸini bulamayan emek; bizi-bize, herkesi-birbirine küstürdü.
Küsmüyüz?
Tabii ki görünen o deÄŸil. Herkes birbiri ile görüÅŸüyor konuÅŸuyor.
Ama nasıl?
Görünmeyen küslük, kavga… Önce kendimizle küsüz, daha ötesi kavgalıyız.
Gülen yüzü ,hoÅŸ sohbeti, mutlu tebessümleri, merhaba…,günaydın demeyi unuttuk.
Kimseye çatmasak da kendi gölgemizle kavga ediyoruz.
Nasıl mı?
Asla memnun olmuyoruz. Bedenimizden, kilomuzdan, saçımızdan, sakalımızdan, gözümüzden, gönlümüzden asla hoÅŸnut deÄŸiliz.
Tüketim ekonomisinin pompalaması ile sürekli deÄŸiÅŸim ve arayış peÅŸinde nefessiz kalıyoruz. DeÄŸiÅŸim kaçınılmaz ama tüketen deÄŸiÅŸim deÄŸil;üreten ,geliÅŸtiren anlamda olmalı. Öyle ise;ÅŸöyle bir durup nefes almalı.Kavgayı geri itip barışmalı.
Barışmak…!?
Nedir,nelerle,nasıl?
Eskilerin deyimi ile geçinmek, dingin,dengeli ve uyumlu olmak denebilir mi.Biraz öyle olsa gerek.Hani cızırtısız yayın yapan radyo gibi.SaÄŸlam verici,saÄŸlam alıcı,uygun frekans.
Kiminle!?
Tabii ki önce kendinle,özünle,egonla,bedeninle,özürlerinle,hatalarınla,kusurlarınla ve düÅŸüncelerinle.KiÅŸilik ve kimliÄŸinle,kararlarının sonucu karşılaÅŸtıklarınla,kiÅŸiye ait her ÅŸeyle barışmak.
Çok ütopik gelmesin, hepimizin elyordamı ile yaptığımız ama dillendirmediÄŸimiz hayatta durabilme çabasının esası.Tümüyle bireyin kendisi,çevresi ve toplumla uyumlu ,saygın,kabul gören duruÅŸla yaÅŸamayı becerebilme çabası.
Kendimizle yaptığımız özeleÅŸtiri, kazandığımız içgörü ile saÄŸladığımız uyum;barışıklık, hoÅŸgörü ve tolerasımızı geliÅŸtirip pekiÅŸtirir.Önce kendimizle barışmak,kendimize yapacağımız en iyi yatırımdır.Kendimize olan olumlu davranışların geri dönüÅŸü suya atılan taşın halkaları gibi en yakınımızdan baÅŸlayarak tüm topluma yansıyacaktır.
DeÄŸiÅŸmez kiÅŸilik özelliklerimiz ekseninde hoÅŸgörü ve tolerasla beslenerek tevazu gösterdikçe büyüyen bireyler olabilmeyi diliyorum.
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar