Atmayanlar için birinci adım burada.
Bu kadar sıradanlığın içerisinde kendi hayatının da sıradan olabileceÄŸini düÅŸündü bir an ve irkildi. Bu irkilme, farklı olma hayalleri içerisinde yaÅŸayan birinin bir gün sıradanlığının tüm heybetiyle karşısına dikildiÄŸinde duyduÄŸu irkilme gibi deÄŸildi. Bu irkilme, kendi yaÅŸadıklarının sıradan olmasının, yani diÄŸer insanların da bunları yaÅŸamış olabileceÄŸinin verdiÄŸi irkilmeydi. Uzunca bir süredir çevresine karşı bir hayli duyarsız olsa da bir baÅŸkasının böyle bir hayatı yaÅŸamış olabileceÄŸi içini acıttı. Kim bilir belki de o "bir baÅŸkası" üzerinden kendine acıdı.
"Ben mi abartıyorum acaba?" diye düÅŸündü bir an. Hani sorsanız herkesin hayatı anlatsa roman olur(!) ya, "ben de onlardan biri miyim acaba?"… İçgüdüsel savunma mekanizması iÅŸlemiÅŸti yine. Böyle durumlarda bu mekanizma kendisine en tuzak soruları soruyor ve bu sorulara yanıt vermesini bekliyordu. EÄŸer tereddüt etmeden cevap verebilirse öyle olmadığına kanaat getiriyor ama cevapta ufacık bir tereddüt sezerse de durumun tam aksi yönde olduÄŸuna tartışmasız bir ÅŸekilde inandırıyordu onu. Bu da hani olur ya o tereddüt edilen kısım -binde bir de olsa- gerçekleÅŸebilir diye önlemini aldırıyordu önceden. Çok ÅŸey kaçırdı belki ÅŸimdiye kadar bu mekanizma yüzünden, ama ÅŸikayetçi deÄŸildi, seviyordu bu mekanizmayı, zaten onu yapan da kendisiydi. Tereddüt etmeden cevap verdi, anlatsaydı eÄŸer diÄŸerlerinin ki gibi bir roman olmayacağından emindi kendisininkinin. Hatta roman da olmayabilirdi, olsa olsa bir yazı dizisi…
İlk bakışta çok sıradan görünen bir hikayeydi oysa ki.
Bir aÅŸk hikayesi…
Kimseye anlatmak istemiyordu o yüzden. BaÅŸlangıçta bunun bir aÅŸk hikayesi olduÄŸunu öÄŸrenenlerin olayları "sıradan bir aÅŸk acısı" mantığıyla deÄŸerlendirmenin ötesine geçemeyeceÄŸini bildiÄŸinden anlatmıyordu kimseye. Asıl sebep bu deÄŸildi aslında, o da biliyordu. Kendisini anlatmayı sevmedi hiç, anlatmak deÄŸil anlaşılmak istiyordu. Ama olsundu, eÄŸer anlatsaydı da böyle olacaktı. Belki de sebep aÅŸk deÄŸildi, olayların bir ayrılıktan sonra bu hale gelmesi sadece bir tesadüftü ve bu tesadüf onu sebebin aÅŸk olacağına inandırmıştı.
Savunma mekanizması.
Yine mi?
Åžöyle kallavi bir küfür etti içinden, ne dediÄŸini kendi bile duymadı,sadece kallavi olduÄŸundan emindi.
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
June 4th, 2010 at 21:56
[...] için; birinci adım, ikinci [...]