Pek anlayabildiğim söylenemez sizi. Barışa dostluğa, kardeşliğe dair yalanlarınızı da dinleyemem. Hem bir ülkeyi kınayıp hem ticari anlaşmalar yapmanızı da anlayamam. O kadar şehit haberinden sonra dizi karakterlerinin yasını tutanları da. Faili meçhul cinayetlerin faillerini hala neden saklarsınız onu da…
İlk önce kepçeyle alıp sonradan kaşıkla vermenize de bir yorum getiremiyorum gerçi. Asgari ücret daha yeni altı yüz lira olmuşken, on bin lirayla geçinemiyorum demenize de basmıyor kafam. Neden hep şehit haberleri fakir ailelerden geliyor, ne bileyim bir milletvekilinin ya da iş adamının oğlu niye şehit düşmüyor mesela…
Ülke içinde darbe seslerinin çınlaması da acayiptir örneğin. Geçmişten niye örnek almayız onu da anlamıyorum. Kafes içine alınmayı ne kadar seven bir ülkeyiz biz böyle. Şöyle bir kendimize baksak yeter miyiz dünyaya. Dünya hazır mı bizi taşımaya ki ona buna ahkam keseriz. Beylik laflar etmek kolaydır peki niye hiç sonunu düşünmeyiz. Var mıdır bir duruşumuz yoksa nabza göre şerbeti çok iyi mi veririz.
Kavgasız ,çıkarsız bir dünya nasıl olur pek bilemedim ben. Benim babamda bilmez onun babası da hatta yedi sülalesi de! Benim torunlarımda bilmeyecekler. Belki ne için savaştıklarını bile…
Nedendir bu kavga bilmiyorum. Bu kin, bu nefret nedir? Aldanıyor muyuz hepimiz bu yalancı dünyaya? Kanıyor muyuz cafcaflı renklerine? Gökkuşağının bittiği yerdeki altınları almak istiyoruz hepimiz aslında. Her şey daha fazla kağıt parçası, kendimiz değer yükledi parlayan taşlar için. Halbuki yıldızlar da bir o kadar parlak değil mi… Onu bunu bırak hepsi bizim değil mi? Ama yetmez bize bilirim çünkü sadece bizim olmasını isteriz her bir şeyin, hepsinin bizim. Öyle bir hırstır ki bu görmez gözümüz çocuk, yaşlı, kadın, masum sivil… Yine hepsini öldürmek isteriz!
Kanla sulanmış topraklar, yetim kalmış çocuklar ve masallarda kalmış yeni bir dünya bırakıyoruz gelecek nesillere. Övünebilecekler mi onlar bizimle, bizim geçmişimizle övünebildiğimiz gibi… Sorularım çok ama maalesef cevaplarım yok!
Tags: anlamak
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar