Gidiyorum ben ÅŸimdi, sesiz ve sakin.
Yanınızdan geçiyorum belki giderken , görmüyorsunuz bile geçtiğimi..
Gözünüzün önünde uzaklaştıkça yitiyorum ufukta belki ama seçemiyorsunuz gidişimi.
Şimdi benim gözünden bakarken, her şey daha yavaş akıyor, bütün ayrıntılar,
Memnuniyetsizlik mimikleri, saklanmaya çalışılan bakışlar, çekememezlikler.. Hepsi öyle yavaş akıyor ki..
Hepsi daha da göze çarpıyor şimdi.
Ve her şeyin sesi boğuklaştı artık.
Başını duyuyorum gürültülerinizin ama sonu olan sözlerinin yok ki zaten..
Hepinizin yanından, yamacından geçerek, ve hatta dokunarak hepinizin zayıflıklarına, yara kabuklarına, yavaş yavaş gidiyorum.
Bembeyaz bir tepe var ileride, tepenin aşağısı pastel bir cümbüş..
O tepeden bedenimi bırakmaya gidiyorum. Pastellere doğru salınmaya, rüzgara geçerken yanımdan pastellere boyasın diye beni..
Sizin koyu ve iddialı, parlak ve çarpıcı renkleriniz siliniyor beyaz tepeye yaklaşan her adımımda..
İşte bundan sakinliğim, her şeyin ve geçmişin gözümün önünde yavaş yavaş silinişine tanık olduğumdan.
Susun ve dinleyin..
Dinleyen kulaklar için her zaman bir diyeceği vardır sessizliğin.
Kalın sağlıcakla,
Gidiyorum bugün ben..
Jul 28
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar