Fazla Açılanı Kurt mu Kapar?

Franco León 4 Comments »

kurtAjegu’yu kurarken günlük siyasetin içine fazlaca girmeden, dar çerçeveli toplulukların gündem oluşturmasına izin vermeyecek şekilde, yani onları dikkate almadan yayın yapmaya karar vermiştik.

Ancak bugün geldiğimiz yerde görüyorum ki biz sıradan çekişmelerin içine girmeyelim derken yaşananlardan tümüyle kopuk kalmışız… Bu aşamada en azından kendi adıma bir özeleştiriyi zorunlu görüyorum. Arkadaşlarım da yazdıklarım üzerinden bir değerlendirme yapar ve konu hakkında düşündüklerini hem benimle hem de siz değerli takipçilerimizle paylaşırlarsa ziyadesiyle memnun olurum…

Biliyorsunuz iktidar partisi bir süredir Türkiye’de yaşayan tüm etnik gruplar için daha fazla özgürlük taleplerini dikkate almaya başladı ve ismini “demokratik açılım” koyduğu bir sürece girdi. Bu açılım konusu hakkında kuşkusuz bir şeyler söylemek gerek ancak ben öncelikle son günlerde tüm Kafkasyalılar için eşitlik ve özgürlük talebinde bulunan bir metni değerlendirmek istiyorum. Sanırım hangi metinden bahsettiğimi herkes anlamıştır… Sözcülüğünü Yalçın Karadaş ve Hulusi Üstün’ün yaptığı “Demokrasi İçin Çerkes Girişimi” isimli oluşum tarafından yayınlanan “Demokratik Yeniden Yapılanma Sürecine Aktif Katılım Çağrısı” başlıklı metin, bir internet sitesinde de Kafkasya halkının imzasına açılmış. Tabii beklendiği gibi insanlarımızdan yeterli desteği görmüyor. Yalnız ilginç olan nokta şu ki bazı çevrelerden bırakın desteği köstek olmak yolunda ciddi adımlar var… Destek olmamak bence anlaşılabilir bir şey ancak altını halkın bizzat doldurması istenen bir metne daha ortada hiçbir şey yokken yargısız infazla kurşunu basıvermek neyle açıklanmalı bunu ben bilemiyorum.
Read the rest of this entry »

Tags: ,

Bu Toprağın Şarkısı…

Franco León No Comments »

10_bozkirHüzünlüdür bu toprakların şarkısı…
Acıdır hep payına düşen,
Fukaralık,
Garibanlık…
Özlemdir hep hakkı…
Bilmem kaç bin yıllık maziye duyulan.

Aşk hep ayrılıkla sonlanır bu diyarlarda…
Ne Mecnun Leyla’sına kavuşur,
Ne Ferhat Şirin’ine…
Ne dağları delmek kafidir bu topraklarda,
Ne çölleri aşmak…

Güzel bayram günleri hep eskidedir…
Biz küçükken,
Kötü kağıtlara sarılı uyduruk şekerler,
Topa ilk vuruşta yırtılacak ayakkabılar
Bugün kenefe gidilmeyecek parayla gidilen
Zaten keneften bozma panayırlar bile bir başka hayal alemidir…

Damlarına güz damlayan evler hep dündedir…
O zamanlar evler değil naralar betondandır,
Ve bozacılardır sesi asfalt kadar sert olanlar
Zaten yağmur yağdığında camdan Arap kızı bakar,
Topta bakkalda satılırdı o zamanlar… Read the rest of this entry »

Tags:

Rusya’nın Yolu…

Franco León 2 Comments »

rus_yoluTürkiye halkı olarak son günlerde 3G’li iletişim ve “Kürt Açılımı” ile yatıp kalksakta esasen dünyada son derece önemli gelişmeler olmakta. Bize ilkokul sıralarından beri “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” diye öğretildiği için mi acaba bilinmez ama insanlığa ait meseleler ile pek o kadar ilgilenmiyoruz. Memlekette mevcut olan hal ve şerait ayrı bir yazı konusu olmak üzere daha önce ki sözümüzü de tutmak açısından şöyle bir Rusya’ya uzanalım dedim bu seferde.

Hatırlayacaksınız bundan evvel ki yazılarımda Rusya üzerine ayrıntılı ve güncel bilgiler vermeye gayret etmiştim. Ancak bunlar büyük ölçüde insan hakları üzerine olmuştu, isteğim dışında… Bu seferde bu bilgileri kullanarak kendi çapımızda bazı yorumlamalar getirmeye çalışacağız.

Rusya’nın uluslar arası ve bağımsız kaynaklarca da teyit edilmiş büyük bir insan hakları sorunu olduğunu tespit ettiğimize göre bunun sebepleri ve sonuçları üzerinde durmakta bir mecburiyet sanırım… Read the rest of this entry »

Tags: ,

Özgürlük Üzerine…

Franco León No Comments »

agacSitemizin de öncelikli olarak benimsediği ilkesi olan özgürlük üzerine birkaç kelam etmenin pek zararı olmayacağını düşünerek bu yazıyı kaleme alma ihtiyacını duydum. Esasen “benim” özgürlüğe bakış açımı açıklamam gerektiğini hissettiren olaylar yaşadım son günlerde…
Sevdiğim insanların beni, inancımı ve halkımı yargılamakta ki acelecilik ve hoyratlıkları sevk etti beni bu açıklamaları yapmaya.

Özgürlük “benim anladığım” şekliyle hep aynı surette canlanır gözümde. Kimsesiz bir tepenin üzerinde, ulu dalları göğü kaplamış bir ağacın altından seyrettiğim rüzgarla dalgalanan yemyeşil buğday başaklarıdır, her “özgürlük” deyişimde aklıma gelen…
Öyle ahenkle dalgalanır ki başaklar, onları benim gibi yukarıdan izleyen bir misafir, karşısında yemyeşil ve kocaman bir deniz var sanabilir. Gözünü kapattığında o yabancı, benim yaptığım gibi, rüzgarla hışırdayan yaprakların anlattığı eski zamanlara dair hikayeleri duyabilir…
Her şeyi yapabileceğini sanır insan öyle bir anda…
Damarlarında ateş gibi bir güç hisseder, doğru bildikleri için mücadele edecek… Read the rest of this entry »

Tags: ,

Az Federasyon Çok Rusya…

Franco León No Comments »

rus_orduAsya kıtasının neredeyse yarısını kaplayan devasa bir ülke Rusya. Bir ucundan diğerine tam 11 saat dilimi olan bu ülke bizim için ise hep acıyla hatırlayacağımız günlerin yegane müsebbibi…

Daha önce bahsettiğim gibi bu yazıda Rusya hakkında objektif kaynaklardan güncel bilgileri aktarmaya çalışacağım. Esasen bunların büyük kısmı sayısal veriler olacak ancak bu bilgileri vermeden önce kaynaklar hakkında bir ön açıklama yapmak istiyorum:

Bu yazının hazırlanması sırasında genel olarak “Kafkasyalı olmayan” kaynaklar kullanılmıştır. Yalnız bunun sebebi bahsedilen kaynakların yanlış bilgiler veriyor olması değildir elbette. Böyle bir yönteme başvurulmasından maksat, şimdiye kadar hep “bizim” yayın organlarımızda verilen bilgilere uluslar arası toplumun nasıl baktığı ve gördüğü ile ilgili bir kanaat oluşmasını sağlamaktır. Read the rest of this entry »

Tags: ,

Düşler, Gerçekler…

Franco León No Comments »

baby Şimdi bundan sonraki yazıma kadar ben biraz kitap karıştırayım, az birazda internet denilen bu gayya kuyusunda debeleneyim, sonra inşallah bulduklarımı hep beraber yorumlarız ve birlikte bilmeye, öğrenmeye, anlamaya başlarız…

Sonra ki yazım, belki rutin bir konu üzerine olacak ama bence azıcıkta ezber bozan türden ve yine belki, başka bir yerde toplu olarak bulamayacağınız biçimde bulunacak…

Konumuz Rusya Federasyonu…

Tanıdık mı geldi? Yada “amaaaann yine mi Rusya” diye mi düşündünüz? Korkmayın her yerde hep okuduğunuz şeyler olmayacak görecekleriniz. Özde belki benzer bir neticeye ulaşabiliriz fakat argümanlarım meseleye objektif bakmayı sağlayacak daha evrensel kaynaklardan beslenecek emin olun…

Şimdi;

Bir sonra ki yazıya kadar kendinize iyi bakın. Güneşin altında fazlaca kalmayın, Karşıdan karşıya geçerken de önce sola sonra sağa bakmayı aman ha ihmal etmeyin…

Sağlıcakla…

Tags: ,

Kum Gibi…

Franco León 2 Comments »

kumKüçüktük o zamanlar,
Liseye giden yeni yetmelerdik, bıyıkları terlememiş.
Az bir sakalımız vardı çenemizden çıkan
Ki onu da zaten müdür yardımcısından yediğimiz kallavi bir tokatla keserdik.
Serttik, bıçkındık,
Kavga ederdik Allah’ın günü,
Bazen döver, bazen de eşek sudan gelene kadar sopa yerdik.
Yüzümüz gözümüz yara bere eve gidince bahanemiz de hazırdı nasılsa,
Kapı çarptı!

Ahmet Kaya’nın Kum Gibi’sini dinlerdik,
Kalem pilli walkmenlere taktığımız çekme kasetlerden.
Onun şehirlerine de bomba yağardı her gece, benim dağlarıma da.
Yazık, onun kadar şanslı değildi benim halkım,
Sevişemezdi öyle durmamasıya,
Ölürdü sadece sesini bir tek kendi duyarak. Read the rest of this entry »

Tags:

Nasılsın?

Franco León 1 Comment »

nazarlikHer gün tanıdığımız onlarca insana sorarız bu soruyu…
Nasılsın?

Aslında cevabın ne olduğunu da pek merak etmeyiz. Çünkü cevap zaten bellidir;
İyiyim…

Biz hep “nasılsın” diye sorarız sorduklarımızda hep “iyidir” diye cevap verir…Başka cevapta beklemeyiz haa… Yanlışlıkla derdini tasasını anlatmaya kalkan birisi mi oldu, söylenip dururuz içimizden;
“İyi ki bir soru sorduk yahu, esir aldı yarım saattir”…

Kendini aldatan insanoğlu işte… Görevini yerine getirdi, üstün körü bir soru ile karşısındakini güya önemsediğini belli etti ya, ondan alası yoktur artık kendi gözünde…

Read the rest of this entry »

Tags:

Menekşe ile Kırlangıç

Franco León No Comments »

Violet-green Swallow

Kırmızı kiremitli

Küçük evin balkonunda ki

Mor menekşe

Read the rest of this entry »

Tags: ,

Dünya Düzdür!

Franco León 5 Comments »

yerÇok mu iddialı bir önerme oldu dünyanın düz oluşu?…

Hayır…

Hiçte öyle kanıtlanamaz bir şey değil esasında. Amerigo Vespucci’yi, Vasco de Gama’yı, Ferdinand Macellan’ı, bir kenara bırakırsak, meseleye daha hayalci bakabiliriz ve hayalci bakmak belki de insanoğlunun hayatta yapabileceği en faydalı iştir.

Sakın hayalleri küçümsemeyin ama… Zira hayallere laf eden bunca gerçekçi, sanıyor ki dünya bizim etrafımızda dönüyor. Sanıyor ki herkesin her söylediği bizim üzerimizedir. Sanıyor ki yollar önce bize uğrar, sonra bizden gider neresi varsa gidecek…

İşte o sebepten dünyanın yuvarlak olduğu fikrine takılıp kalmışız. Halbuki bakıversek azıcık yaşananlara anlayacağız hiç şüpheye mahal vermeden dünyanın dümdüz olduğunu, Baudolino’nun keşfettiği gibi…

İspat mı istiyorsunuz, o halde buyrun size en alasından birkaç tane: Read the rest of this entry »

Tags:
2011 Ajegu.com.