<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ajegu.com &#187; Kalmık Luda</title>
	<atom:link href="http://www.ajegu.com/index.php/category/kalmik-luda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ajegu.com</link>
	<description>Özgürlük, Birlik...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 14:27:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Domuz giribi</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2009/07/07/domuz-giribi/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2009/07/07/domuz-giribi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 07:12:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ajegu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalmık Luda]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[h1n1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Son g&#252;nlerin &#252;rk&#252;t&#252;c&#252; konusu hakkında neler biliyoruz? Yaşamımızı tehdit eden yakın tehlike hakkında sağlık bakanlığı bildirileri ve literat&#252;r bilgileri desteğinde bilgilenmek ve paylaşmak istedim. Bu bildiğimiz grip değil mi? Kuş gribi gitti domuz gribi mi geldi? Biyolojik silah olabilir mi? Pandemi de ne? Neden korkuyoruz? Gibi ilk aklıma gelen soruların yanıtları ve sık&#231;a kullanılan bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img height="320" align="left" width="250" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/h1n1.jpg" alt="peacee" title="peacee" class="alignleft size-thumbnail wp-image-229" />Son g&uuml;nlerin &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; konusu hakkında neler biliyoruz? Yaşamımızı tehdit eden yakın tehlike hakkında sağlık bakanlığı bildirileri ve literat&uuml;r bilgileri desteğinde bilgilenmek ve paylaşmak istedim.</p>
<p>Bu bildiğimiz grip değil mi?</p>
<p>Kuş gribi gitti domuz gribi mi geldi?</p>
<p>Biyolojik silah olabilir mi?</p>
<p>Pandemi de ne?</p>
<p>Neden korkuyoruz?<span id="more-429"></span></p>
<p>Gibi ilk aklıma gelen soruların yanıtları ve sık&ccedil;a kullanılan bazı terimleri a&ccedil;ıklamak ile yola &ccedil;ıkalım.</p>
<p>EPİDEMİ: Belirli bir zaman diliminde hızla yayılan bulaşıcı hastalık.</p>
<p>ENDEMİ&ndash;ENDEMİK: Belirli bir b&ouml;lgeye &ouml;zg&uuml; veya o b&ouml;lgede s&uuml;rekli olarak g&ouml;r&uuml;len hastalıkları tanımlar.</p>
<p>PANDEMİ: Salgın bir hastalığın kıta d&uuml;zeyinde &ccedil;ok geniş bir alana yayılmasına verilen isimdir.</p>
<p>&Ouml;ncelikle grip &ldquo;influenza&rdquo; ile soğuk algınlığınınayrımını yapmakta yarar g&ouml;rd&uuml;m. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yaygın olarak &uuml;st solunum yolu enfeksiyonları ve grip &ldquo;influenza&rdquo; aynı şekilde adlandırılıp algılanmaktadır. Kısa bir a&ccedil;ıklama ile bu farkı g&ouml;rebiliriz.</p>
<p><strong>SOĞUK ALGINLIĞI</strong></p>
<p>Semptomlar 2-4 g&uuml;n s&uuml;rer.<br />
Y&uuml;ksek ateş nadirdir.<br />
Titreme n&ouml;betleri ve kas ağrıları nadirdir.<br />
Şiddetli başağrısı nadirdir.<br />
Kusma nadirdir.<br />
Ciddi komlikasyon riski nadirdir.</p>
<p><strong>İNFLUENZA&ndash;GRİP</strong></p>
<p>Hastalık 10 g&uuml;n kadar s&uuml;rer.<br />
Y&uuml;ksek ateş vardır.<br />
Titreme n&ouml;betleri ve kas ağrıları olur.<br />
Şiddetli başağrısı olabilir.<br />
Kusma g&ouml;r&uuml;lebilir.<br />
Ciddi komplikasyon riski vardır. (pn&ouml;moni)</p>
<p><strong>İNFLUENZA VİR&Uuml;S&Uuml;N&Uuml;N YAPISI &ndash; TİPLERİ</strong></p>
<p>İnfluenza virusleri zarflı tek sarmallı RNA vir&uuml;sleridir. Bu yapı yayılmalarında etken &ouml;zelliktir. Protein yapılarına g&ouml;re A-B-C tiplerini oluştururlar.<br />
İnfluenza A vir&uuml;s&uuml; değişik canlılarda (insan, domuz, at, deniz memelileri ve kuşlarda) izole edilebilir.<br />
İnfluenza B insanda<br />
İnfluenza C insan ve domuzda hastalık yapabilmektedir.</p>
<p><strong>İNFLUENZANIN D&Ouml;NG&Uuml;S&Uuml;</strong></p>
<p>Domuzlar influenza A vir&uuml;s&uuml; i&ccedil;in kuşlar ve insanlar arasında ara konaktır.<br />
Domuz trakeasında (soluk borusu) insan influenza A vir&uuml;s&uuml;ne ve kuş influenza A vir&uuml;s&uuml;ne ait resept&ouml;rlerin &nbsp;(alıcıların) birlikte bulunduğu g&ouml;sterilmiştir.</p>
<p><strong>VİR&Uuml;S&Uuml;N DAYANIKLILIĞI</strong></p>
<p>Vir&uuml;s hayvandan oral olarak ve dışkısıyla en az 10 g&uuml;n &ccedil;ıkabilir.<br />
D&uuml;ş&uuml;k sıcaklıkta uzun s&uuml;re etkinliğini koruyabilir.<br />
Cansız y&uuml;zeylerde (masa, kapı kolu gibi) yaklaşık 2 saat canlı kalabilirler. Bu nedenle el yıkamak &ouml;nemlidir.<br />
Isıya dayanıklı değildir.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;50 &nbsp;&ordm;C&#8217;de 3 saatte<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;60 &nbsp;&ordm;C&#8217;de 30 dakikada &ouml;l&uuml;r.<br />
Formalin ve iyot bileşiklerine de duyarlıdır.</p>
<p><strong>İNFLUENZA PANDEMİSİ</strong></p>
<p>Hi&ccedil; kimsenin bağışıklılığı olmayan yeni bir influenza alt tipi ortaya &ccedil;ıkarsa influenza pandemisinden bahsedilir.</p>
<p>Bu da d&uuml;nya &ccedil;apında birden fazla noktada aynı anda epidemi g&ouml;r&uuml;lmesi ve &ccedil;ok sayıda hastalık ve &ouml;l&uuml;m demektir.</p>
<p><strong>SALGIN OLABİLİR Mİ?</strong></p>
<p>Salgın olabilmesi i&ccedil;in 3 şartın birlikte ger&ccedil;ekleşmesi gerekiyor.</p>
<p>1. &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yeni bir influenza vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n ortaya &ccedil;ıkması.<br />
2. &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsanlara bulaşıp ciddi hastalıklara neden olması.<br />
3. &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsandan insana bulaşması.</p>
<p>DS&Ouml; D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;, vir&uuml;s&uuml;n tehlike seviyesini 27 Nisan 2009 tarihinden &ouml;nce 3. seviyeden 4. seviyeye &ccedil;ekti.</p>
<p>Pandemi 5, bir DS&Ouml; b&ouml;lgesinde iki ya da daha fazla &uuml;lkede insandan insana ge&ccedil;işin bildirilmesine dayanmatadır. Bu d&uuml;zey &ouml;nemlidir. Son yıllarda bu d&uuml;zeyde bildirilen bir salgın olmadır.</p>
<p>Mayıs ayında Pandemi 6 seviyesi ilan edildi.</p>
<p><strong>BUNLAR NE DEMEK?</strong></p>
<p>İnterpandemik &nbsp; Pandemik Alarm &nbsp;Pandemik<br />
Faz 1 &nbsp; Faz 2 &nbsp; Faz 3 &nbsp; Faz 4 &nbsp; Faz 5 &nbsp; Faz 6<br />
İnsanda yeni vir&uuml;s yok. Hayvan vir&uuml;sleri d&uuml;ş&uuml;k riskli. İnsanda yeni vir&uuml;s yok Hayvan vir&uuml;sleri y&uuml;ksek riskli. İnsanda yeni vir&uuml;s. İnsanlar arasında yayılım yok/&ccedil;ok az. K&uuml;&ccedil;&uuml;k gruplar, lokalize insanlar arasında sınırlı yayılım. Geniş gruplar, lokalize insanlar arasında sınırlı yayılım. Genel toplumda artmış ve devamlı yayılım.</p>
<p><strong>DOMUZ GRİBİ NEDİR?</strong></p>
<p>Domuz gribi (A/H1N1) domuzlar arasında yaygın olan bir grip bi&ccedil;imidir. Domuz gribi A tibi bir grip vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n yol a&ccedil;tığı salgın, bulaşıcı bir hastalıktır. Domuz gribi Meksika&#8217;dan başlayarak t&uuml;m d&uuml;nyaya yayılmaya başlayan bir hastalıktır.</p>
<p>Domuz eti yiyenlerin domuz gribi olması gibi bir durum s&ouml;z konusu değildir. Grip solunum yolu ile bulaşıyor, domuz gribi olmuş bir domuzun etini yeseniz bile b&ouml;yle bir durum s&ouml;z konusu değil.</p>
<p><strong>20.Y.Y.&#8217;DA YAŞANAN SALGINLAR NE YAPTI?</strong></p>
<p>1918&#8242;SPANISH FLU / İspanyol Gribi: 20 &ndash; 40 milyon &ouml;l&uuml;m. A(H1N1) vir&uuml;s tipi.</p>
<p>1957 ASIAN FLU / Asya Gribi: 1 &ndash; 4 milyon &ouml;l&uuml;m. A(H2N2) vir&uuml;s tipi.</p>
<p>1957 HONG KONG FLU / Honk Kong Gribi: 1 &ndash; 4 Milyon &ouml;l&uuml;m. A(H3N2) vir&uuml;s tipi.</p>
<p><strong>VİR&Uuml;S NE KADAR &Ouml;LD&Uuml;R&Uuml;C&Uuml;?</strong></p>
<p>Zamanında teşhis edilip tedaviye başlansa bile araştırmalara g&ouml;re &ouml;l&uuml;m riski %5 &ndash; 10&#8242;u buluyor.</p>
<p>Olası bir pandemide</p>
<p>DS&Ouml;&#8217;n&uuml;n hazırladığı en iyimser senaryolara g&ouml;re, &ccedil;ok kısa bir zaman dilimi i&ccedil;inde,</p>
<p>D&uuml;nya &ccedil;apında 233 milyon hasta polikliniklere başvuracak,<br />
5,2 milyon hasta hastaneye yatacak ve<br />
7,4 milyon &ouml;l&uuml;m ger&ccedil;ekleşecektir.</p>
<p><strong>BU TEHLİKE NE ZAMAN BİTECEK?</strong></p>
<p>Bunu kesin olarak s&ouml;ylemek zor olsa da vir&uuml;s&uuml;n y&uuml;ksek sıcaklıkta &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; biliniyor. Havaların ısınmasıyla birlikte de vir&uuml;s&uuml;n etkisini kaybetmesi bekleniyor. Havaların soğuduğu nem miktarının d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; d&ouml;nemlerde g&ouml;r&uuml;lme sıklığı artmaktadır. Sonbahar sonundan ilkbahar başına kadar sık g&ouml;r&uuml;lmektedir. Havaların &ccedil;ok soğuduğu d&ouml;nemlerde kalabalık ve havalndırmanın iyi olmadığı kapalı alanların kullanılması hastalığı mevsimsel yapan &ouml;nemli bir &ccedil;evresel etkendir.</p>
<p><strong>BULAŞMA YOLU</strong></p>
<p>Domuz gribinin A/(H1N1), mevsimsel gribin bulaştığı gibi bulaşmakta olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir.</p>
<p>Kişiden kişiye genellikle &ouml;ks&uuml;rme, hapşırma gibi solunum yoluyla bulaşır. Bazen de hasta insanların ağız ve burunlarıyla temas etme yoluyla da bulaştığı bildirilmiştir.</p>
<p><strong>HASTALIK OLUŞUMU</strong></p>
<p>&Uuml;st solunum yolları mukozasında vir&uuml;s &ccedil;oğalır.<br />
İnk&uuml;basyon s&uuml;resi 2-7 g&uuml;n arasındadır.<br />
Genellikle şikayetler ortaya &ccedil;ıkmadan &ouml;nce bulaşıcı olmaya başlar ve bir hafta kadar devam eder.<br />
Mukozada y&uuml;zeysel yangı ve konjeksiyon oluşur.</p>
<p><strong>KLİNK VE SİSTEMİK BELİRTİLER</strong></p>
<p>Titreme ile y&uuml;kselen ateş<br />
&Ouml;ks&uuml;r&uuml;k<br />
Boğaz ağrısı<br />
Baş ağrısı<br />
Kas ağrısı<br />
İshal, kusma-bulantı, boğaz kuruluğu, burun akıntısı, halsizlik ve yorgunluk</p>
<p>hastaların &ccedil;oğunda g&ouml;r&uuml;len semptomlardır.</p>
<p><strong>KESİN (MİKROBİYOLOJİK) TANI</strong></p>
<p>Vir&uuml;s&uuml;n g&ouml;sterilmesine ve/veya antikor titresindeki artışa bağlı.<br />
Vir&uuml;s k&uuml;lt&uuml;r&uuml;<br />
RT-PCR<br />
ELISA ve IFAT ile spesifik antikor saptanması</p>
<p><strong>İNFLUENZA KOMLİKASYONLARI</strong></p>
<p>En sık akciğerle ilgili primer viral pn&ouml;moni sekonder bakteriyel pn&ouml;moni g&ouml;r&uuml;lebilir. Akciğer dşı komplikasyonlar ise miyozit, miyokardit, perikardit, ensefalit, nasiren Guillain-Barre sendromu.</p>
<p><strong>OLASI VAKA</strong></p>
<p>Solunum zorluğu bulgusu olmadan klinik tanımlamaya uyan vakadır. &ldquo;Riskli temas&rdquo; &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml;n olması.<br />
<strong><br />
KESİN VAKA</strong></p>
<p>Olası veya kuvvetle olası vaka da Sağlık Bakanlığı&#8217;nın belirlediği &ldquo;referans laboratuvar&rdquo; da doğrulanan vakalar.<br />
<strong><br />
RİSKLİ TEMAS (-), KLİNİK TANIMLAMA (-)</strong></p>
<p>Gripli ortamda bulunmuşlarsa da bu kişiler i&ccedil;in hi&ccedil;bir şey yapılamaz.<br />
<strong><br />
KORKULAN NEDİR?</strong></p>
<p>Hayvandan hayvana, hayvandan insana ve insandan insana bulaşabilen domuz gribinin pandemik hale gelip b&uuml;y&uuml;k salgınlara yol a&ccedil;ması ve toplu &ouml;l&uuml;mlere neden olması. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; İnflenza Avir&uuml;s&uuml;n&uuml;n&ouml;nemli &ouml;zelliği farkli t&uuml;rlere &ouml;zg&uuml; alt grupların, birbirinden genetik materyal alışverişine a&ccedil;ık ve farklı bir vir&uuml;s&uuml;n oluşmasına son derece elverişli olmasıdır. Memeli ve kuş vir&uuml;sleri i&ccedil;in &ouml;zg&uuml;l h&uuml;cre resept&ouml;relerininbir arada olduğu g&ouml;sterilmiş olan domuzlar ve insanlar kuş vir&uuml;slerine maruziyetle yepyeni bir alt tipin ortaya &ccedil;ıkmasına yol a&ccedil;abilirler.<br />
<strong><br />
TEDAVİ</strong></p>
<p>Korunma<br />
Destek tedavisi<br />
Antiviral tedavi</p>
<p><strong>&Ouml;ZELLİKLE VE &Ouml;NCELİKLE KORUNMA&#8230;!</strong></p>
<p>İnsanlar i&ccedil;in geliştirilmiş bir aşısı hen&uuml;z yoktur. Hastalıktan korunmak i&ccedil;in rutin &ouml;nlemleri uygulamak gerekir.</p>
<p>Bu &ouml;nlemler:</p>
<p>&Ouml;ks&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;ğn&uuml;zde ya da hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir kağıt mendille kapatınız. Kullandığınız mendili hemen &ccedil;&ouml;pe atınız.<br />
&Ouml;s&uuml;rd&uuml;kten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi bol su ve sabunla yıkayınız. En az 15 ila 20 saniye yıkama &ouml;nerilir. Alkolle temizleme de tercih edilebilir.<br />
Ağzınıza, burnunuza ve g&ouml;zlerinize dokunmaktan ka&ccedil;ının. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; vir&uuml;s ellerinizle başka kişilerle tokalaşma yoluyla da bulaşabilmektedir.<br />
Hasta kişilerle yakın temastan ka&ccedil;ının.<br />
Bu hastalıkla kontamine olmuş olabilecek y&uuml;zeylere temas etmekten ka&ccedil;ının.<br />
Dengeli beslenin. V&uuml;cudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, v&uuml;cut direnci d&uuml;şer ve solunum organları bu durumdan etkilenir. Sebze ve meyveler bizi hastalıktan korur. Yeterli miktarda su i&ccedil;in: &Ouml;zellikle su i&ccedil;me ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak &uuml;zere her d&ouml;nemde g&uuml;nde 8-10 bardak sı i&ccedil;ilmesii faydalıdır.<br />
D&uuml;zenli spor yapın: Sağlıklı yaşamın bir par&ccedil;ası olan spor, gr,pten korunmak i&ccedil;in de &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Yatişkin birisi i&ccedil;in haftada 3 g&uuml;n, g&uuml;nde 1 saat olmak &uuml;zere spor yapolması faydalıdır.<br />
Setresten uzak durmaya &ccedil;alışın: Stres v&uuml;cut direncini aaltarak hastalıklara davetiye &ccedil;ıkaran en &ouml;nemli etkenlerdendir. Bu nedenle, &ccedil;eşitli yollar ile stresten uzaklaşmak sağlıklı kalmayı da beraberinde getirecektir.<br />
Sigara i&ccedil;ilen yerlerde durmayın: Sigara v&uuml;cut direncini azaltır. Ayrıca vir&uuml;s y&uuml;kl&uuml; damlacıklar, sigara i&ccedil;ilen ortamlarda, dumana yapıştıkları i&ccedil;in hastalık yapıcı &ouml;zellikleri artar.<br />
D&uuml;zenli uyuyun: Bir gece uykusuz kalındığında, vir&uuml;slere karşı savaşan v&uuml;cut h&uuml;creleri yarı yarıya azalmaktadır.<br />
Aşırı sıcak ortamlardan ka&ccedil;ının: &Ouml;zellikle kış mevsiminde daha &ccedil;ok kapalı ve sıcak ortamlarda bulunmak solunum organlarının i&ccedil; y&uuml;zeyindeki h&uuml;crelerin kurumasına neden olacağından vir&uuml;slerin &ccedil;oğalmasına neden olur.<br />
<strong><br />
AŞI</strong></p>
<p>Grip aşısı olmak hastalıklardan korunmak i&ccedil;in en etkili yoldur! Aşı t&uuml;rleri her yıl eyl&uuml;l ve şubat aylarında DS&Ouml; Global İnfluenza Programı taragınfından belirlenir. T&uuml;m d&uuml;nyadaki &ldquo;Ulusal İnfluenza Merkezleri&rdquo; ve DS&Ouml; referans merkezlerinden gelen veriler değerlendirilerek belirlenir. Mevcut influenz aşıları 2 influenza A ve 1 adet influenza B olmak &uuml;zere 3 antijen i&ccedil;erir.<br />
<strong><br />
AŞININ ETKİNLİĞİ</strong></p>
<p>Aşılanan kişinin yaşına, durumuna, karşılaştığ vir&uuml;s tipine gmre farklılık g&ouml;sterir. Aşının koruyuculuğu %70-90 arasındadır.<br />
<strong><br />
MUTLAKA AŞI YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>65 yaşından b&uuml;y&uuml;k kişiler<br />
şeker hastaları<br />
kronik akciğer hastaları (bronşit vb.)<br />
<strong><br />
KİMLER AŞI OLAMAZLAR</strong></p>
<p>6 aydan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bebekler<br />
yumurtaya karşı alerjisi olanlar (yumurta yediğinde fenalaşanlar)<br />
hamileliğin ilk 3 ayı i&ccedil;inde olan bayanlar (ancak doktor tarafından kesin gerekli olduğu tespit edilirse grip aşısı olabilirler)</p>
<p>Hastalıksız, mutlu, sevgi dolu bir yaşam dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2009/07/07/domuz-giribi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düğünlerimiz Nasıl Olmalı?</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/26/dugunlerimiz-nasil-olmali/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/26/dugunlerimiz-nasil-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 19:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ajegu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalmık Luda]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda düğünlerimiz maalesef kargaşa ve karmaşa içinde yaşanmaktadır. Disiplinsiz ve düzensiz ,xabze ile ilgisi olmayan bir telaş ve gürültü ile geçmektedir.Bu konudaki gözlemlerimi zaman zaman yazmış olsam da toplu bir gözden geçirme oluşturmaya çalıştım. Her ne kadar geçmişe özlem duyularak söze başlansa da ben kendimce olursa iyi olur diye düşündüklerimi yazmaya çalıştım. Bu konuda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-371" title="dugun" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2009/06/dugun-278x300.jpg" alt="dugun" width="278" height="300" />Son yıllarda düğünlerimiz maalesef kargaşa ve karmaşa içinde yaşanmaktadır. Disiplinsiz ve düzensiz ,xabze ile ilgisi olmayan bir telaş ve gürültü ile geçmektedir.Bu konudaki gözlemlerimi zaman zaman yazmış olsam da toplu bir gözden geçirme oluşturmaya çalıştım.<br />
Her ne kadar geçmişe özlem duyularak söze başlansa da ben kendimce olursa iyi olur diye düşündüklerimi yazmaya çalıştım.<br />
Bu konuda temel esasları ayrıştırarak konuşmak daha kolay olur kanısındayım.<br />
Düğünlerimizde bir organizasyon eksikliği, sahipsizlik görüyorum. Düğünün sahibi her ne kadar evlenen çift ve aileleri gibi görünse de aslında gerçek sahipler gençlerdir. Gençler iyi organize olursa , o organizasyona sahip çıkarsa en güzel düğün olur.Bunun için öncelikle evlenecek gençlerin ve gençlerin thamadelerinin düğün sahibi ile görüşüp yardım ve destek tekliflerini iletmeleri ve isteklerini ‘ karşılıklı’ belirtmeleri ile başlanır.<span id="more-370"></span></p>
<p>Her düğünde damat ve ailesi adına koşuşacak bir sağdıç, gelin adına kızları organize edip gelinin yalnızlık hissetmeden, eksiklerini tamamlamasına destek nedimesi olur.Bu sağdıç ve nedime damat ve gelin adına gençlerle düğün organizasyonu ve uygulamasını yapar.Zaman içinde bu iki kişi yeni evli çiftin akrabaları gibi en yakınları olarak kabul görür.<br />
Bu organizasyonda şunları gözetip düzenlemekte yarar görüyorum.<br />
Hatiyako,mekan-yerleşim,zaman,pşınavo-pgheçıç,kılık kıyafet,sırada duruş,<br />
gözetmen,ikram,karşılama-uğurlama,zexes gibi başlıklarda toplanabilecek proğram yapılmalıdır.</p>
<p>HATİYAKO; bizim düğünümüzün olmasa olmazıdır.Gençler içinde sözü geçen, sayılan sevilen uygun yaşta , kız ve erkekle çok yakın akrabalığı olmayan bir kız ve bir erkek seçilir. Düğün sahibi gençlere rica ederler. Bu rica aslında onurdur.Bu düğünün tüm düzenleme ve yürütme sorumlularıdır. İkisi koordineli çalışır.Gençlerle görüşür düğünde yapılacakları, karşılama- uğurlama-gelecek gençlerle ilgilenme ve düğün sürecinin eğlenceli ve düzgün geçmesi konularında görev bölümü yaparlar. Hatiyakoların bilgisi olmadan sıradan çıkılmaz sıraya girerken selamlanarak dikkati çekilir.Dinlenmek için ayrılanlar ,müzisyen değişimi hatiyako bilgisinde olur(.Hatiyako habersiz kaçan gençlere sembolik cezalarla düğünü renklendirirdi )</p>
<p>MEKAN VE YERLEŞİM; Düğünün yapılacağı mekan çok önemlidir . Kent &#8211; köy , bahçe-salon,kış-yaz durumlarına göre hatiyakoların önceden mekanı bilmeleri ve uygulamayı tasarlamaları gerekir.Oyun alanı, kız-erkek duruş yerleri, thamade ve misafirlerin oturtulma konumları her koşulda önceden tasarlanmalıdır. Oturanların oyunu görebileceği, oynayanların onlarala gözgöze gelmeyeceği- sözüm oyuna görünmüyormuş gibi- oturma düzeni oluşturulur.Xabzenin inceliklerinden biri gençlerin kendi aralarındaki eğlence ve davranışlarda özgür olmaları olsa da bunun thamadelerin –anne-babaların gözü önünde olmamasıdır. Bu nedenle yerleşim planında misafir ve thamadelerin gençlerle iç içe olmadan oturup gereğinde gençlere –gözetleniyormuş gibi olmadan- rahatsızlık yaratmadan görebileceği bir yerleşim oluşturulmalıdır.</p>
<p>ZAMAN;Düğünün mutlaka makul bir başlama ve bitiş zamanı olmalıdır. Günümüz koşulların da bizim organizasyonlarımız zaman kavramından yoksundur.(Lütfen Adige saati uygulaasından vazgeçelim ve her şeyimizi kararlaştırılan saatte yapalım.)Asla zamanında balşlanmaz .Bu nedenle zaman konusunda daha titiz davranılmasında yarar görüyorum.Ulaşım ve katılımcılar gözetilerek gerçekçi bir saatte düğün başlatılmalıdır. Önceleri en gençler ve misafir olmayanlarla başlanıp hatiyakonun görevlendirdiği 2-3 çift ‘kalabalığa göre’ davetli kız ve erkekleri hatiyakonun göreceği şekilde sıraya alır.Hatiyako yaş ve konumlarına gözeterek (kaşen olmak için sinyal veren, misafir ve ev sahibi yaş)oyuna çıkarır.Daha sonra hatiyako yanına bir refaketçi alarak thamadeleri oyuna davet eder. Thamadeler sıraya durmaz ,refakatli gelir ve yerlerine dönerler.Hatiyakonun görevlendirdiği çiftler bu tür işler içindir.Thamadelerden sonra uygun bir oyunla düğün sonlanır ,hatiyako tüm gençlere, müzisyenlere ,misafirlere ve düğün sahibine hitaben kimse dağılmadan teşekkür ve iyi dileklerini içeren bir konuşma yapar .Kalan gençler varsa ağırlanmaları için yapılacak zexese davet ederek yerini-zamanını bildirir.</p>
<p>PŞINAVO-PGHEÇIÇ; Düğünün en önemli elemanlarıdır.Hatiyako 1-2-3 pşınavoyu düğün sahibi ile beraber bir süre önceden özel olarak davet eder.Kendilerini onore eder, düğünlerinde bulunmalarının önemini vurgulayarak katılımlarını sağlar.Dönüşümlü olarak dinlendirilir . Tahta boş bırakılmaz çok gençler alışmaları için mutlaka aralara alınır. Pşınavo ve pgheçıç için nazlanmak ayıptır. Düğünden ayrılırken düğün sahibi ve hatiyako özel olarak onlara teşekkür eder ve küçük hediyeler verir.</p>
<p>KARŞILAMA- UĞURLAMA;Düğün sahibi kız ve erkeklerden oluşan çiftleri düğün boyunca bu işler için görevlendirmelidir. Oturacak yeri gösterme, ihtiyaç sorma vs…Özellikle köy düğünlerinde daha önemli olsa da salonlarda da başı bozukluk yaşanıyor.Ev sahibi adına hoş geldiniz diye karşılanmak ve ilgi görmek kötü olmasa gerek.</p>
<p>KILIK- KIYAFET ;Düğünlerimizin en kötü yanlarından bir maalesef düğüne katılma kılığımız. Geleneksel giysilerimizden mahrum olsak da önce kendimize sonra düğün sahibine saygı gösterip olabildiğince özenli giyinmeliyiz.Düğünlerimiz de delikanlılarımız kot ve şekilsiz penyeler,düğmesi yarıya kadar açık gömleklerle, kızlarımız oldukça abuk kıyafetlerle katılıyorlar. Traşsızlar,ter-alkol kokuları cabası.Mutlaka kumaş pantolon ve gömlek,mümkünse kravat,en güzeli takım giymek.Kızlarımızında mutlaka etek giymesi gerekmiyor ama vücüt anatomisini sergilemeyecek türden kendilerine yakışanı giymeleri uygundur.Hepsinden önemlisi ter ve alkol kokusunun olmaması.</p>
<p>SIRADA DURUŞ;sırada durmanın adabı ve hiyerarşisi vardır.Sırada durmadan oyuna çıkılmaz-çıkarılmaz. Oynadıktan sonra selamla sıradaki yerimize geçilir. Misafir,yaş,evsahibi, yeni ortama katılan genç gibi özelliklere göre her genç kendi yerini bilmek durumundadır. Hatiyako gerğinde hissettirmeden bu hiyerarşiyi düzenler. En önemlisi itiş kakış , öne çıkma , misafirin önüne (sağına) çıkma, her fırsatta oyuna çıkma ayıp ve yakışıksızdır. Özellikle oyuna çıkması istenen kızlara hatiyakoların bilgisi ile uygun – iste yapan- kişilerle denk getiril<br />
mesi yapılır. Kendiliğinden ortaya çıkmak haynapedir,kınanır ,gereğinde hatiyako tarafından uyarılır. Her yaş ve statüdeki katılımcının eşit oyuna katılımına özen gösterilir.Canı isteyen sıraya girip çıkamaz . İhtiyaç ayrımaları toplu halde değil,hatiyakonun bilgisi işle dönüşümlü ayarlanır. Sıra hiç boş kalmaz.Düğünden erken ayrılmak isteyen-mazereti olan –hatiyako aracılığı ile toplumdan izin alır-nezaket izni- son bir oyun ile vedalaşır.Sıvışıp giden izlenir şaka-eğlence mahiyetinde cezalandırılır.</p>
<p>GÖZETMEN-BİR TÜR SERVİS ELEMANI-HATİYAKO YARDIMCILARI;Kız ve erkekler içinden, yeni yetişen gençlerden- yol yordam öğrenmeleri için-akraba ve komşulardan birkaç çift önceden belirlenir. Her türlü aksaklığın giderilmesi,büyüklere iletilmesi, ihtiyaç,gelen gidenin karşılanıp –uğurlanması gibi düğün koşuşmasında görev alırlar.Düğün sonunda düğün sahibi toplu halde özel olarak bu gençlere teşekkür eder ve küçük hediyeler verir. Köylerde daha sonra teşekkür yemeğine de alınırdı.(Düğünden uygun bir zaman sonra damat ailesi hizmet eden tüm gençleri yemeğe alırdı- bu dayanışma ve bir sonraki düğünde görev almayı motive ederdi)</p>
<p>İKRAM; Köylerde yemek verilirdi ve ona göre bir düzen vardı, yemek yiyenler düğün aklanına yukarda sözü edilen gençler tarafında yönlendirilir,duruma göre eşlik edilirdi.<br />
Günümüz koşullarında çok değişken olması nedeni ile herkesin kendine yakışan bir düzen kurabileceğini düşünüyorum. Önemli olan düğünlerimizdeki içki ikramı. Gençlerin rahatlaması ve neşelenme aracı olarak başlasada ne yazık ki yakışıksız durumlara neden olmaktadır. Gereğinden fazla içme- herkesin kendi limitini bilmesi ve oto kontrolünü kaybetmemesi,arkadaşlarının uyarısında gocunmaması gerekir-durumunda görevlilerce sessiz bir şekilde ortamdan uzaklaştırılmalıdır.Alkolle dağınık vaziyette oyuna çıkmak topluma ,gençlere ve kendine saygısızlıktır.</p>
<p>ZEXES;Düğünlerden sonra dışardan gelen gençlerin kaynaşması ,katılımcıların dinlenmesi ve daha bir çok nedene araçtır. Tek başına irdelenmesi ve günümüz koşullarında nasıl olabilirliği irdelenerek yaşatılması zorunlu bir gelenektir.Kent yaşamında sürdürülmesi vahim bir durumdadır. Çok hızlı davranıp doğru , yapıcı, günün gereksinim ve koşullarına uyan bir model oluşturulmalıdır.<br />
Dilim döndüğünce düğünlerimiz için aklımdan geçenleri paylaştım. Umuyorum daha farklı koşullar için xabze ekseninde günün koşullarına uyabileceğimiz mutlu düğünlerimiz olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/26/dugunlerimiz-nasil-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barışmalı!?</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/23/barismali/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/23/barismali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 17:14:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ajegu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalmık Luda]]></category>
		<category><![CDATA[barışmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[Şu evrende sınırlı zaman dilimine sığdırmaya çalıştığımız yaşam serüvenimizi üretken, dingin ve mutlu sürdürmek için barışmalıyız. Ama nasıl? Doğal olarak kendimizi merkeze koyup önce kendimizle barış ilan etmeliyiz. Önce kendimizi kendimiz olarak severek başlamalıyız. Kendini sevmek-kendini beğenmek-megalomanlık farklı duruşlardır. Özellikle bizim için çok ince çizgi aralığındadır. Ne yazık ki “kendini sevmeyi” bilmiyoruz ve “kendini beğenmiş”ler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-347 alignleft" title="adem" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2009/06/adem.jpg" alt="adem" width="315" height="221" />Şu evrende sınırlı zaman dilimine sığdırmaya çalıştığımız yaşam serüvenimizi üretken, dingin ve mutlu sürdürmek için barışmalıyız.<br />
Ama nasıl?<br />
Doğal olarak kendimizi merkeze koyup önce kendimizle barış ilan etmeliyiz. Önce kendimizi kendimiz olarak severek başlamalıyız. Kendini sevmek-kendini beğenmek-megalomanlık farklı duruşlardır. Özellikle bizim için çok ince çizgi aralığındadır.<span id="more-346"></span><br />
Ne yazık ki “kendini sevmeyi” bilmiyoruz ve “kendini beğenmiş”ler  oluyoruz. Özünde aczimiz ve yetmezliklerimizle baş edemediğimizi itiraf edip sınırlarımızı belirlemeliyiz. Sindiremediğimiz, kabullenemediklerimizle savunmaya geçip kasıntılı, kendini beğenmiş, biraz agresif, gururlu ve kibirli tavırlarla yaşayıp gidiyoruz. Hele feodal kalıntıların peşine takılınca tutunamıyoruz. Bu da samimi dostlukların oluşması ve güçlü dayanışma ile sözü geçen, üretken ve ses getiren topluluk oluşturmamızı engelliyor.<br />
Oysa ki; kendimizi tanıyıp  değerimizi tevazu ile beslesek, hata ve yanlışlarımızı düzeltme çabasında olsak, kalan eksiklerimizi gereğinde dürüstçe itiraf edebilsek, bu konularda gocunmadan yardım almayı becerebilsek ne kadar rahat oluruz.<br />
Barışırken önce fiziksel varlığımız, yetilerimiz, yeteneklerimiz, kimlik, aidiyet… gibi sahip olduğumuz tüm  parametreleri gözden geçirip kendimize uyan duruş ve söylemi oluşturmalıyız. Sağlam duruş ve söylem güvenilir ve saygın bir kişilikle toplumda yer almamızı sağlayacaktır.<br />
Sağlıklı iletişim kurma becerimizi geliştirerek kendimizle ve toplumumuzla barışmak umudumu besliyor, güçlü bireyler ve güçlü bir toplum olmayı diliyorum.</p>
<p>KALMIK LUDA 22 Haziran 2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/23/barismali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barışık mıyız? Barışık mıyım?</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/16/barisik-miyiz-barisik-miyim/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/16/barisik-miyiz-barisik-miyim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 17:54:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ajegu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalmık Luda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[&#214;nce yine k&#252;s m&#252;yd&#252;m diye soruyorum kendime. Evet, yanıtı zor da olsa kendime ititraf etmeliyim; bazen,&#160; zaman zaman&#8230; Barışmak o kadar kolay değil. Hele hep kavgaların, &#246;ğrenilmiş &#231;aresizliklerin, yanıtlanamayan kuralların &#34;xabze diye susturulduğun&#34; i&#231;inden geliyorsan. Savaşarak yaşayanların,&#160; s&#252;r&#252;lerek g&#246;&#231;enlerin, konamadan yok edilenlerin torunu isen barışmak hi&#231; kolay değil. Ait olmadığı yerde aidiyet bulmaya &#231;alışan ailenizden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><img align="left" width="180" height="240" class="alignleft size-thumbnail wp-image-229" title="peacee" alt="peacee" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/peace2.png" />&Ouml;nce yine k&uuml;s m&uuml;yd&uuml;m diye soruyorum kendime. Evet, yanıtı zor da olsa kendime ititraf etmeliyim; bazen,&nbsp; zaman zaman&hellip; Barışmak o kadar kolay değil. Hele hep kavgaların, &ouml;ğrenilmiş &ccedil;aresizliklerin, yanıtlanamayan kuralların &quot;xabze diye  susturulduğun&quot; i&ccedil;inden geliyorsan.</p>
<p class="MsoNormal">Savaşarak yaşayanların,&nbsp; s&uuml;r&uuml;lerek g&ouml;&ccedil;enlerin, konamadan yok edilenlerin torunu isen barışmak hi&ccedil; kolay değil. Ait olmadığı yerde aidiyet bulmaya &ccedil;alışan ailenizden gelen tedirgin, g&uuml;vensiz yaşam &ouml;yk&uuml;s&uuml; ruhunuzun, kişiliğinizin dinginleşmesine izin vermez.</p>
<p class="MsoNormal">Birey olma ser&uuml;veninin ağırlığını bu &ouml;zellikler daha bir zorlaştırır. Her ergen bireyleşirken kimlik, kişilik sorgulamalarından bunalır. Bizler bu s&uuml;re&ccedil;te  bunalım &ouml;tesi dağılmaya aday yola &ccedil;ıkarız. Bu bunalım ergenlik &ouml;ncesi &ccedil;ocukluğumuzda ilk sokak tanışmalarımızda başlar. İlk karşılaştığımız &ccedil;ocukla tanışırken&rsquo;Kimsin sen?&rsquo; sorusunu kendimize sorarız aslında.</p>
<p class="MsoNormal">Kimim ben? <span id="more-302"></span></p>
<p class="MsoNormal">Bu ilk y&uuml;zleşme ilk &ccedil;atışmadır aslında. Yanıt  aramadan ilk kabulleniştir. Bazen teslimiyet, &ccedil;oğunluğa uyma kolaylığıdır. Aslında derinlerde bir yerde  takılır kalır ve ilk &ccedil;atışmanın tohumu atılır. Evet kimim ben?</p>
<p class="MsoNormal">T&uuml;rk, Boşnak, Arnavut, Laz, Tatar, &Ccedil;erkes herpsi bir arada. Ben &ndash;biz hangisi? Belki hepsi birden. Neden b&uuml;y&uuml;kler evde farklı dilde  konuşuyor da bir araya gelince T&uuml;rk&ccedil;e konuşuluyor?</p>
<p class="MsoNormal">B&ouml;yle sorularla &ccedil;imlenen &ccedil;atışma tohumları kimlik, aidiyet gibi kavramlarla dallanır, yapraklanır. Kabullenip i&ccedil;selleştiremeden yaşadığınız her yeni adım kendinizle kavganızın  mayası olur. Sistem sonucu istemeden mensubu olduğunuz meslek, dilediğiniz gibi oluşmayan yaşam  bi&ccedil;imi, ait olduğunuzu hissetmekte zorlandığınız her şey kavganızı b&uuml;y&uuml;t&uuml;r.</p>
<p class="MsoNormal">Sindirebildiklerinizle &#8230;mış gibi yaparak yarı mutlu, yarı mutsuz g&uuml;lmeyi &ouml;ğrenememiş bireyler oluruz. Bir de buna &lsquo;xabze&rsquo; nin baskısı eklendiğinde &lsquo;saygın duruş&rsquo; adına kasılan, yaşının gereğini yaşayamayan, ilişkileri beceriksiz bocalar dururuz.</p>
<p class="MsoNormal">Doğalımız nedir, nasıl davranmalıyız &ouml;ğrenemeden yaşlanır gideriz.</p>
<p class="MsoNormal">Biraz g&uuml;le&ccedil;, biraz ciddi; biraz despot, biraz  demokrat; bazen sevimli, bazen huysuz; bazen yapıcı, bazen hır&ccedil;ın aslında tutarsızlıklar arasında bocalar dururuz. Bize dokunan ve uyan olursa  mutsuzluğumuzu &ccedil;evremize de bulaştırırız. Kimse olmadığında kendimizle didişir dururuz.</p>
<p class="MsoNormal">Barışmak, barışmalı, barışılmalı, kendimizle, &ccedil;evremizle. Herşeyden &ouml;nce kendimiz i&ccedil;in.</p>
<p class="MsoNormal">Y&uuml;zleşmek, kabullenmek; galiba bir t&uuml;r b&uuml;y&uuml;mek ve olgunlaşmak olsa gerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/16/barisik-miyiz-barisik-miyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barışmak</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/08/barismak/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/08/barismak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 21:53:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ajegu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalmık Luda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanların moda deyimi barışmak!? Kendinle barışmak.Toplumla barışmak. Oysa bildiğimiz k&#252;sl&#252;k olunca barışılırdı. Kime, kimlere k&#252;s&#252;z ki barışamıyoruz? Geldiğimiz koşullar bizi-bize, bizi-herkese k&#252;st&#252;rd&#252;. Yaşam zorlukları, g&#252;&#231; ulaşılır g&#252;zellikler, hak ettiğini bulamayan emek; bizi-bize, herkesi-birbirine k&#252;st&#252;rd&#252;. K&#252;sm&#252;y&#252;z? Tabii ki g&#246;r&#252;nen o değil. Herkes birbiri ile g&#246;r&#252;ş&#252;yor konuşuyor. Ama nasıl? G&#246;r&#252;nmeyen k&#252;sl&#252;k, kavga&#8230; &#214;nce kendimizle k&#252;s&#252;z, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img align="left" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/peacee.jpg" style="width: 271px; height: 213px;" alt="" class="alignleft size-full wp-image-113" />  Son zamanların moda  deyimi  barışmak!?<br />
Kendinle barışmak.Toplumla barışmak.</p>
<p>Oysa bildiğimiz k&uuml;sl&uuml;k olunca barışılırdı. Kime, kimlere k&uuml;s&uuml;z ki barışamıyoruz? <br />
Geldiğimiz koşullar bizi-bize, bizi-herkese k&uuml;st&uuml;rd&uuml;. Yaşam zorlukları, g&uuml;&ccedil; ulaşılır g&uuml;zellikler, hak ettiğini bulamayan emek; bizi-bize, herkesi-birbirine k&uuml;st&uuml;rd&uuml;.</p>
<p>K&uuml;sm&uuml;y&uuml;z?<br />
Tabii ki g&ouml;r&uuml;nen o değil. Herkes birbiri ile g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yor konuşuyor.<br />
Ama nasıl?<br /></br><br />
<br />
G&ouml;r&uuml;nmeyen k&uuml;sl&uuml;k, kavga&hellip; &Ouml;nce kendimizle k&uuml;s&uuml;z, daha &ouml;tesi kavgalıyız.<br />
G&uuml;len y&uuml;z&uuml; ,hoş sohbeti, mutlu tebess&uuml;mleri, merhaba&hellip;,g&uuml;naydın demeyi unuttuk.<br />
Kimseye &ccedil;atmasak da kendi g&ouml;lgemizle kavga ediyoruz.<br />
Nasıl mı?<span id="more-228"></span><br />
Asla memnun olmuyoruz. Bedenimizden, kilomuzdan, sa&ccedil;ımızdan,&nbsp; sakalımızdan, g&ouml;z&uuml;m&uuml;zden, g&ouml;nl&uuml;m&uuml;zden asla hoşnut değiliz.<br />
T&uuml;ketim ekonomisinin pompalaması ile  s&uuml;rekli değişim ve arayış peşinde nefessiz kalıyoruz. Değişim ka&ccedil;ınılmaz ama t&uuml;keten değişim değil;&uuml;reten ,geliştiren anlamda olmalı. &Ouml;yle ise;ş&ouml;yle bir durup nefes almalı.Kavgayı geri itip barışmalı.<br />
Barışmak&hellip;!?<br />
Nedir,nelerle,nasıl?<br />
Eskilerin deyimi ile ge&ccedil;inmek, dingin,dengeli ve uyumlu olmak denebilir mi.Biraz &ouml;yle olsa gerek.Hani cızırtısız yayın yapan radyo gibi.Sağlam verici,sağlam alıcı,uygun frekans.<br />
Kiminle!?<br />
Tabii ki &ouml;nce kendinle,&ouml;z&uuml;nle,egonla,bedeninle,&ouml;z&uuml;rlerinle,hatalarınla,kusurlarınla ve d&uuml;ş&uuml;ncelerinle.Kişilik ve kimliğinle,kararlarının sonucu  karşılaştıklarınla,kişiye ait her şeyle barışmak.<br />
&Ccedil;ok &uuml;topik gelmesin, hepimizin elyordamı ile yaptığımız ama dillendirmediğimiz hayatta durabilme  &ccedil;abasının esası.T&uuml;m&uuml;yle bireyin kendisi,&ccedil;evresi ve toplumla uyumlu ,saygın,kabul g&ouml;ren duruşla yaşamayı becerebilme &ccedil;abası.<br />
Kendimizle yaptığımız &ouml;zeleştiri, kazandığımız i&ccedil;g&ouml;r&uuml;  ile sağladığımız uyum;barışıklık, hoşg&ouml;r&uuml; ve  tolerasımızı geliştirip pekiştirir.&Ouml;nce kendimizle barışmak,kendimize yapacağımız en iyi yatırımdır.Kendimize olan olumlu davranışların geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; suya atılan taşın halkaları gibi en yakınımızdan başlayarak t&uuml;m topluma yansıyacaktır.<br />
Değişmez  kişilik &ouml;zelliklerimiz ekseninde  hoşg&ouml;r&uuml; ve  tolerasla beslenerek tevazu g&ouml;sterdik&ccedil;e b&uuml;y&uuml;yen bireyler olabilmeyi diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/08/barismak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başlarken</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2009/05/29/baslarken/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2009/05/29/baslarken/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 18:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ajegu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalmık Luda]]></category>
		<category><![CDATA[başlamak]]></category>
		<category><![CDATA[insana dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Başlamak,bir yerden bir şeylere başlamak. Doğarken olduğu gibi; hayata, yaşamaya, kavgaya&#8230; Yok &#246;yle k&#246;t&#252; ve olumsuz anlamda değil. G&#252;zellikleri yaşamak, yaşatmak, &#231;alışmak, &#252;retmek ve var olmak i&#231;in kavgaya başlamak&#8230; Yoksa yok edici kavgacılık değil. Başlamak; her an, her şeye&#8230; Yeni şeyler denemeye, &#252;retmeye ve paylaşmaya&#8230; Zamanı yok, ge&#231; değil. Bu d&#252;ş&#252;nce ile yola &#231;ıkıp bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><img height="336" align="left" width="231" alt="yol" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2009/05/start_from_scratch_by_snogo.jpg" title="yol" class="alignleft size-full wp-image-100" />Başlamak,bir yerden bir şeylere başlamak.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğarken olduğu gibi; hayata, yaşamaya, kavgaya&hellip; Yok &ouml;yle k&ouml;t&uuml; ve olumsuz anlamda değil. G&uuml;zellikleri yaşamak, yaşatmak, &ccedil;alışmak, &uuml;retmek ve var olmak i&ccedil;in kavgaya başlamak&hellip; Yoksa yok edici kavgacılık değil.</p>
<p style="text-align: justify;">Başlamak; her an, her şeye&#8230; Yeni şeyler denemeye, &uuml;retmeye  ve paylaşmaya&hellip; Zamanı yok, ge&ccedil; değil. Bu d&uuml;ş&uuml;nce ile yola &ccedil;ıkıp bir şeyler &uuml;retip paylaşabilmek umuduyla başlıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Merhaba.<br />
Kuştan,b&ouml;cekten.<br />
Ottan, &ccedil;i&ccedil;ekten.<br />
Dinden,imandan.<br />
Dertten, şifadan.<br />
G&ouml;n&uuml;llere sefadan&hellip;insana dair her şeyden s&ouml;z edebilirsin dediler.</p>
<p>&nbsp;<span id="more-96"></span></p>
<p style="text-align: justify;">G&ouml;relim bakalım dedik, yola &ccedil;ıktık. Hepsi her şey bizim i&ccedil;in, insan i&ccedil;in.&Ouml;ncelikle insana dair temel unsurları g&ouml;zleyelim, konuşalım. Konular bizi nerelere g&ouml;t&uuml;r&uuml;rse  orada konaklayalım, dilimiz, d&uuml;ş&uuml;m&uuml;z yettiğince paylaşalım.  Her şey bizim i&ccedil;in, insan i&ccedil;in dendimi baştan teslimiyet ve son s&ouml;zd&uuml;r genellikle ama bizim i&ccedil;in başlangı&ccedil; s&ouml;z&uuml; olsun.Teslimiyet olmadan direnelim, insan olmak, insanca yaşayabilmek, yaşatabilmek bağlamında s&ouml;yleşebilmeyi diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2009/05/29/baslarken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

