Ya da başlamamalı mı? Başlamayacaksa boş mu vermeli sıradanlığa? Hani başlamışlara devam etmekten hasıl olan… Önce bitirmeli mi yeni bir başlangıç için?Dünyamız çok küçük de sığdıramaz mıyız yoksa başlamaya çalıştıklarımızı ya da dünya küçük değil de biz mi daralttık acaba?
Bu arada neye başladığımızdan bahsetmedik. Onunla da ilgili sorulacak bir çok soru var. Tabi her insanın farklı bir dünya olduğunu hesaba katacak olursak herkesin birbirinden farklı yüzlerce sorusu olduğunu… İşin içinden çıkamayacağız herhalde…
Benim sorum ne yazacağımla ilgili. Söyleyecek sözüm var mı diye düşündüğümde öyle anlar oldu ki ya “hiç bir şeyim yokmuş” dedim ya da anlatacaklarımı bir sıraya koyamadım. Sonra ben anlatacağım da kim okuyacak kime ne faydası olacak dedim. Ama yine de sonsuzluğa silik bir nokta da olsa bir işaret bırakmaktan kendimi alıkoyamadım, buradayım. Hoş rafları dolduran, duvarlara yığıldıkça içime yığılan kitaplarımı yeni yeni sıraya koymayı becerebilirken, yazmayı nasıl bir sıraya koyacağım, neyle dolup bu sayfaya nasıl taşacağım, o da hala muamma… Read the rest of this entry »

* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar