<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ajegu.com</title>
	<atom:link href="http://www.ajegu.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ajegu.com</link>
	<description>Özgürlük, Birlik...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Feb 2012 19:50:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şu Büst Senin, Bu Büst Benim&#8230;</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2012/02/16/su-bust-senin-bu-bust-benim/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2012/02/16/su-bust-senin-bu-bust-benim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 23:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Franco Leon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Franco León]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1229</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Küçüktüm, ufacıktım, top oynadım acıktım&#8221; yaşlarından beri ailemizde babamın düzenlediği bazı kurallar vardı. Bunlar kesin, kat&#8217;i ve değiştirilmesi iş güç sahibi bir insanken bile zor olan kurallardı. En başta geleni hiç şüphesiz akşam ezanı okunduğunda önemli tüm işlerimizi, misal eğri büğrü sahamızda yaptığımız maçı, yada caminin bahçesinden fırlattığımız &#8220;kız kovalayanları&#8221; bırakıp başımız önde, ellerimiz cepte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Küçüktüm, ufacıktım, top oynadım acıktım&#8221; yaşlarından beri ailemizde babamın düzenlediği bazı kurallar vardı. Bunlar kesin, kat&#8217;i ve değiştirilmesi iş güç sahibi bir insanken bile zor olan kurallardı. En başta geleni hiç şüphesiz akşam ezanı okunduğunda önemli tüm işlerimizi, misal eğri büğrü sahamızda yaptığımız maçı, yada caminin bahçesinden fırlattığımız &#8220;kız kovalayanları&#8221; bırakıp başımız önde, ellerimiz cepte eve dönmekti. Gerçi burada bu mühim kuralların hepsini zikretmeye kalksam, meşhur ansiklopedi AnaBritannica&#8217;nın ciltleri miktarınca, yani epey kallavi bir külliyat ortaya çıkar sanırım&#8230; Ancak birazdan anlatacağım hikayeye vesile olan kurala özellikle değinmem gerektiğini düşünüyorum;</p>
<p>Hayatımın 18 senesini geçirdiğim Sivas&#8217;ta babamın koyduğu en önemli kurallardan birisi de kendisinin bizim için tespit ettiği berbere gitmemizdi. Böylece saçlarımız devrin fırlama &#8220;kırkma&#8221; biçimlerinden susuz sabunsuz muhafaza edilmiş oluyordu. Bununla beraber bizzat babam da bilmediğimiz çağlardan beri hep aynı berbere traş olurdu: Çerkes Apti&#8230;</p>
<p>Çerkes Apti&#8217;nin berber dükkanı eski Türk filmlerinden hatırlayacağınız bir kompozisyona sahipti. 3 lavabolu bir tezgah, kenarı süslemeli aynalar, usturalar, arko traş sabunları, elle tahrik edilen parıl parıl nikelajlı saç kesme makineleri, oturduğunuz vakit içine gömüldüğünüz kanepeler, sehpaların üzerinde tomarla gazeteler ve en önemlisi kırmızı deri kaplamalı, sabahtan akşama kadar fırıl fırıl dönmekten kesinlikle usanmayacağım, her yanı ayrı ayarlı berber koltukları… Bu sahneyi TRT Ankara radyosunun haberleri yahut daha yüksek ihtimal kesintisiz yayınlanan Türk Sanat Musikisi programları tamamlardı… Burayı diğer berber dükkanlarından ayıran en büyük özellik ise duvarları boydan boya kaplayan VAYNAKH posterleri idi. Bugün bile arasanız kolay kolay bulamayacağınız öyle büyük ve kaliteli posterleri Çerkes Apti nerden elde edip duvarlarına asmış halen merak ederim. Dünyalar güzeli ve bembeyaz elbiseli kızların kuğu gibi süzüldüğü, yiğit ve zırhlı delikanlıların hırsla birbirine kama salladığı o birkaç poster, çocuk dünyamda Kafkasya’ya dair kurduğum hayallerin kana, cana gelmiş en keskin izleri idi…</p>
<p>Çerkes Apti’nin berber dükkanında kendisi hariç 2 kişi çalışırdı. Gerçi şimdi ikisinin isimlerini de hatırlamıyorum ama bu kalfalar ilginç bir zıtlık içindeydi. İlki henüz 30’larına erişmiş, 80’lerin o çılgın gençliği gibi kolları kıvrılmış ceketler giyen, hafifçe açık yakasından kolyesi sallanan, pantolonunun Michael Jackson’vari paçaları ayak bileği hizasında katlanmış ve altında da beyaz çorapları kesinlikle görünen bir gençti. Diğeri ise 40’larını bitirmiş, kısa, şişman, esnaflara has o eski zaman efendiliğini asla elden bırakmayan ve alameti farikası olarak da hiçbir vakit kesmediği Ayhan Işık bıyıkları bulunan bir orta yaş çelebisiydi. Fakat Çerkes Apti bunların ikisine de pek benzemezdi. Boyu uzunca, beyaz saçları her daim biryantinli ve tarakla düzgünce geriye taranmış, pos bıyığı Maltepe sigarasının unutulmaz katkıları ile sapsarı kesilmiş, kocaman gözlükleri ile bir yukarı bir aşağı bakan klasik bir Çerkes’di O…</p>
<p>Bu dükkanda çalışan herkesin ortak özelliği ise bolca konuşuyor olmalarıydı. Bu yüzdendir ki Çerkes Apti’nin dükkanına sadece traş olmak için değil aynı zamanda tatlı bir muhabbet için de birçok kişi gelirdi. Başka yerlerde dışarıdan berbere bakanlar içini tıklım tıkaç dolu görüp çareyi sıra beklemeden usulca sıvışmakta bulsa da, Apti’nin berber dükkanı için bu kadar kalabalık gayet doğal bir manzaraydı. Babamın “traş ol, kız gibi olmuşsun” emri üzerine berbere gittiğimde, içerisi oturacak yer bulmamasıya dolu iken, ikinci sırada kırkılmaya oturduğum ziyadesiyle vaki idi…</p>
<p>Şimdi nakledeceğim hikayeyi de işte yine Çerkes Apti’nin Paşa Camisine bakan sokaktaki berber dükkanında, “ne dertlere düştüm gardaş” diye anlatmaya başlayan bir Sivas’lı amcadan duymuştum…</p>
<p>Amcamızın göz nuru bir erkek evlatcağızı vardı. Bu çocuk babasını aylardır, her bahtı karanın görmek için can attığı yüce başkentimiz Ankara’da süründürüyordu:</p>
<p>- Ne dertlere düştüm gardaaaş…<br />
Ankara’nın görmediğim avukatı, konuşmadığım hakimi, uğramadığım hatırlısı kalmadı.<br />
Bizim oğlan bir halt yemiş, aylardır ceremesini çekeeee çekeeee bitiremedik ya!<br />
Bu zıkkım topun peşinde koşmaktan bir bela geleceğini ben biliyordum zaten…<br />
Siz 5-10 velet toplanın, evin karşısındaki ilkokulun bahçesinde maç yapın. Sanki çok top bilir danalarmış gibi de topu Atatürk’ün büstüne nişanlayın! Bilerek değil elbet… Hangi eşek sıpası vurmuşsa vurmuş top gidip büste çarpmış. Çarpmayla büstün devrilmesi de bir olmuş haliyle… Üstüne bir de büst kırılmaz mı? Kırılır… Allah yapısı değil ya kul yapısı, kırılır tabii…<br />
Bu salakanalar da korkmuş, kimse görmeden büstü çöp tenekesine atıp olay mahallinden tüymüşler. Ertesi gün gelen çöpçüler büstü kırık vaziyette çöpte bulmasın mı?<br />
Vay anam ne patırtı…<br />
Atatürk büstüne saldırı!<br />
Atatürk’ün manevi şahsiyetine hakaret!<br />
Dahası mı? Halkı kin ve düşmanlığa tahrik!<br />
Polisler doluşmuş mahalleye. Bizimkiler de evde anlatmıyor ki; baba, böyle böyle oldu, heykeli biz kırdık… Kimsenin haber yok…<br />
Ama polis öyle Atatürk’ü kim vurduya bırakır mı?<br />
Başlamışlar soruşturmaya. Civardaki bütün dükkanlara, apartmanlarda oturanlara, bahçede oynayan çocuklara, herkese sormuşlar, herkese…<br />
Çocuklardan birisi de demesin mi ben gördüm, şunlar yaptı! Garezinden değil ya işte korkusundan o da garibim… Polis tutmuş bunlardan birini, ver Allah’ım ver sopayı. Dememiş ki bu el kadar sabidir. “Kimsiniz ulan siz” demiş. Bunu size kim yaptırdı, yanınızda başka kim vardı? Daha yetmemiş çocukcağızı tey o Beşkardeşler dağına götürmüşler, üniversitenin arkasına… Demişler isimleri verdin verdin, vermedin aha buradan atıyoruz seni… Bülbül gibi şakımış tabii çocuk, başka ne yapsın… Maçta vardı, yoktu, bizim oğlan dahil mahallede bildiği kim varsa saymış.</p>
<p>Bir ikindi vakti evden canhıraş hanım geldi, dedi koş, oğlanı götürüyor polis! Dedim ulan ne halt yedi eşeğin sıpası? Koştuk karakola. Ne komiseri konuşur ne memuru. Yahu gardaş Allah’ın hakkı için söyle ne yaptı bizim oğlan? Yok! Nuh diyor peygamber demiyorlar… Neyse abimi aradım, bir avukat tuttu getirdi, onun zoruyla meseleyi öğrendik. Meğerse bizim dana teröristmiş, Atatürk heykelini parçalamış, yetmemiş, çöpe atmış, daha yetmemiş, çöpün başında saya söve slogan atmış: Sivas Kemalizm’e mezar olacak!<br />
Vay anaaaaaaam…<br />
Dedim yandık!<br />
Yandık ki ne yandık.<br />
Avukat bir bir anlattı zaten. Suçları büyük dedi. Bunun idama kadar yolu var dedi. DGM’lik olmuşlar, davaları Ankara’da görülecek dedi. Yahu Avukat Bey dedim bu daha el kadar çocuktur, ne anlar öyle eylemden slogandan dedim, dinletemedim. Yapacak bir şey yok, savcı davayı sevk etmiş bile, duruşma 1,5 ay sonra, çocuklar tutuklu yargılanacak, hem de DGM’de!<br />
Vay anaaaaaaaam….</p>
<p>Gittik mi bir koşu Ankara’ya. Sora ede bir avukat bulduk ensesi kalınından. Allah’ın aşkı için avukat bey dedim, bunlar daha çocuktur, yanlışlıkla olmuş, bir cahillik etmişler, sonrada korkup kaçmışlar. Bir yol bul, bir çare söyle…<br />
Avukatla beraber düştük yollara… Gidiyoruz bir kocaman alışveriş yerine, avukat diyor bunu bunu al, hediye pakedi yap takıl peşime. Mübaşirinden tut sekreterine, hakiminden, bilmem nesine kadar hediye alıp yanına gitmediğimiz ilgili ilgisiz bir tane Adalet Bakanlığı çalışanı kalmadı koca Ankara’da…</p>
<p>Rica, minnet, söz, sepet duruşma günü geldi. DGM bu çocuk oyuncağı mı? Adamı ipe götürür valla… Neyse hakim sordu çocuklara: ne demeye kırdınız bu büstü? Vallahi dedi hepsi birden, top oynuyorduk yanlışlıkla oldu… Vay! Bir parladı hakim… Ne yanlışlığı ulan! İnsan yanlışlıkla Atatürk büstü kırar mı? Koskoca Atatürk büstünü görmediniz mi? Kesin bu işin altında iş var. Eğer size bunu kimin yaptırdığını söylerseniz serbest bırakırım, yok inat ederseniz Allah yarattı demem, atarım içeri!<br />
Vay anaaaaam…<br />
Göz göre göre gidiyor yahu çocuklar…<br />
Allah’tan avukat kalktı başladı, sayın hakimim, diyor, çocuk psikolojisi diyor, yanlışlık diyor, korku diyor, hakime dinletemiyor. Ne vatan hainliğimizi bıraktı hakim, ne namussuzluğumuzu, ne yobazlığımızı, ne de adamlığımızı. Açtı ağzını yumdu gözünü. Çete diyor, çete bunlar her şey belli. Üstelik slogan atmışlar çöpteki büstün başında. Sivas demişler, Kemalizm’e demişler, mezar olacak demişler…<br />
Vay anaaaaaam…</p>
<p>2,5 saat ecel terleri döktük duruşmada. Biri ayılıyor biri bayılıyor. Ağlayan, sızlayan, yalvaran, ortalık ana baba günü… Neyse sonunda insafa geldi hakim, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı çocukları. Bir alsak zaten oğlanı arkamıza bakmadan kaçacağız Sivas’a… Kağıt dediler, belge dediler, ıvır dediler zıvır dediler, bir gün daha tuttular sıpayı, sonra saldılar çok şükür… Saldılar amma oğlanın canından can gitmiş. Ne gözünde fer ne ağzında diş kalmış. Ver etmiş polis bunlara sopayı. Yer misin yemez misin… Hepsini yemiş bizimkiler de, hiç itiraz etmeden…</p>
<p>Kaç ay geçti bak daha evden adım attıramadım dışarı. Ekmek almaya bile ben gidiyorum bakkala…</p>
<p>Vay gardaş ne dertlere düştüm görüyonuz mu?<br />
Siz siz olun okulun bahçesiymiş sokağın köşesiymiş çoluğa çocuğa sahip çıkın. Görünür, görünmez, bir yerden bir Atatürk çıkar ondan sonra al başına belayı…</p>
<p style="text-align: center;">* * *</p>
<p>Bugün özellikle sosyal medyada bir Atatürk büstü etrafında poz veren çocuklar için yürütülen linç kampanyası hatırlattı bu olayı bana…<br />
O çocuklara ithafen yazmak ihtiyacı hissettim. Memleketimin güzel çocukları, üstü boyalı kireç parçaları için kendi çocuklarını linç eden bir ülkede yaşamak ne kadar mutlu edebilecekse sizi, o kadar mutlu olun inşallah…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2012/02/16/su-bust-senin-bu-bust-benim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzak&#8230;</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2012/02/12/uzak/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2012/02/12/uzak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 22:24:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Franco Leon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Franco León]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1221</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2012/02/martı.jpg"><img class="size-medium wp-image-1223 alignleft" " title="martı" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2012/02/martı-300x237.jpg" alt="" width="300" height="237" align="left" border="2" /></a>Şimdi ben seni sevsem</p>
<p>Durup dururken</p>
<p>Ayıp olur mu acaba&#8230;</p>
<p>Bir çay daha söylesek</p>
<p>Sen gitmesen&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2012/02/12/uzak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni yazı</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2012/01/06/yeni-yazi/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2012/01/06/yeni-yazi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 14:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Verba Volant]]></category>
		<category><![CDATA[gülümse]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1210</guid>
		<description><![CDATA[S&#246;z u&#231;ar ama yazı da kalmadı galiba&#8230; Yazacak şeyler kalmadı&#8230; Yazı yazanın yeni bir yazı yazmaya cesaretide kalmamış olabilir. Belki bana yazı yazmamı biri hatırlatmış olabilir, bıyıklı ve alnı a&#231;ık biri Ve ben yeni bir şeyler yazmak i&#231;in bahanelerimin t&#252;kendiğini farketmiş olabilirim. Belki bu zaman zarfı i&#231;inde d&#252;nya bile değişmiş olabilir. Du bakim&#8230; Cık bildiğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" alt="" height="445" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/old_man_with_flower.jpg" width="345" /></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="MV Boli">S&ouml;z u&ccedil;ar ama yazı da kalmadı galiba&#8230; Yazacak şeyler kalmadı&#8230; Yazı yazanın yeni bir yazı yazmaya cesaretide kalmamış olabilir. Belki bana yazı yazmamı biri hatırlatmış olabilir, bıyıklı ve alnı a&ccedil;ık biri <img src='http://www.ajegu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ve ben yeni bir şeyler yazmak i&ccedil;in bahanelerimin t&uuml;kendiğini farketmiş olabilirim. Belki bu zaman zarfı i&ccedil;inde d&uuml;nya bile değişmiş olabilir. Du bakim&#8230; Cık bildiğin d&uuml;nya yine kendi kafasına g&ouml;re d&ouml;n&uuml;yor &uuml;st&uuml;nde yaşayan insanların ritmine aldırış etmeden. &Uuml;stelik hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yor acep mideleri bulanıyor mu inmek isteyen var mı peh!</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="MV Boli">Zamanla ne istediğimizi bilmeyen ergenlere d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yoruz galiba. Yavaş yavaş ger&ccedil;ekleşmeye başladığında g&uuml;zel şeyler şu hayatta, mutsuz edecek yeni bir neden bulmakta ışık hızıyla yarışırız, hatta toz yuttururuz, anahtarını bile alabiliriz. Nedir bu peki bir derde bir imkansıza sonu&ccedil;ta mutsuzluluğa bu kadar bağlanma isteği?</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="MV Boli">Ger&ccedil;ekten ergenleşiyoruz galiba. Ara sıra t&uuml;m d&uuml;nya bize karşı falan sanıyoruz. Onun bizimle bir derdi yok valla d&ouml;n&uuml;yo o &ouml;yle, onun bile kendinden &ccedil;ok beklentisi yok. Ama bizim karşımızda kim olursa olsun o kadar &ccedil;ok beklentimiz var ki! Hep o beklediklerimiz y&uuml;z&uuml;nden bu kadar ge&ccedil; kalıyoruz ya hayata. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; emin olun karşınızdaki kişinin belki sizden haberi bile yok. Ne istediğinizden ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zden&#8230; Fark etmek istemiyoruz hala ihtiyacımız olan tek şey cesaret aslında. Konuşmaya, hazır olmaya, var olmaya ve var etmeye, en sonunda hepsini ger&ccedil;ekleştirmeye&#8230; Belki <em>merhaba</em> ile başlayan bir konuşma&#8230; Hani b&ouml;yle geceler boyunca ne konuşacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n ya, aynanın karşısında konuşma provası falan&#8230; Hi&ccedil; gerek yok! <em>Merhaba</em> de konuş nasıl geliyorsa diline kelimeler, sa&ccedil;mala, belki kekele g&ouml;zlerin doluyorsa dolsun bırak boğazın d&uuml;ğ&uuml;mleniyorsa bi yudum su i&ccedil; ama s&ouml;yle yeter ki&#8230; s&ouml;yle! Rezil olacaksan ol, kapıdan &ccedil;ıktıktan sonra arkandan g&uuml;lecek mi g&uuml;ls&uuml;n bırak. Senin hakkında kimin ne s&ouml;yleyeceğini bir kenara bırak. S&ouml;yle sadece. İlerde sen bile g&uuml;leceksin, anı olacak valla. Ama keşke s&ouml;yleseymişimden iyidir, iyi ki s&ouml;ylemişim demek emin ol.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="MV Boli">Hayat kimine kısa kimine uzun ama nasıl yaşadığınla doğru orantılı orası bir ger&ccedil;ek. Ne zaman biteceği bir sır. En dolu dolu şekilde yaşanmayı hak etmiyor mu? Bir pazar erken kalkıp y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yapmayı g&uuml;neşli ama biraz soğuk bir g&uuml;nde. Ardından bir simit bir &ccedil;ay eşliğinde vapurla karşıya ge&ccedil;meyi iş i&ccedil;in değil kendin i&ccedil;in. Sadece martılara simit atmak i&ccedil;in&#8230;</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="MV Boli">Hayat g&uuml;l&uuml;msemeni hak ediyor ve g&uuml;l&uuml;msemen mutlu bir hayatı&#8230;</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2012/01/06/yeni-yazi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Silsile</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/12/20/silsile/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/12/20/silsile/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 16:01:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[silsile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1188</guid>
		<description><![CDATA[hayat diyorum bazen ne garip neler yaptırıyor insana ya da insan neler yapıyor hayata değil mi ya? neden hep edilgeniz ki bir numaralı failiyken hayatımızın &#252;stelik e ama makt&#252;l de biziz nasıl bir oyun bu tetiği &#231;eken elle kurşunun girdiği kafa aynı bedende intihar! &#160; yaşamak intihar &#246;yleyse hadi ordan! nasıl bir t&#252;mevarım bu t&#252;m? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" alt="" class="alignnone size-medium wp-image-1118" height="278" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/silsile.png" title="silsile" width="312" /></p>
<p>hayat diyorum<br />
	bazen<br />
	ne garip<br />
	neler yaptırıyor insana<br />
	ya da insan<br />
	neler yapıyor hayata<br />
	değil mi ya?<br />
	neden hep edilgeniz ki<br />
	bir numaralı failiyken hayatımızın &uuml;stelik<br />
	e ama makt&uuml;l de biziz<br />
	nasıl bir oyun bu<br />
	tetiği &ccedil;eken elle kurşunun girdiği kafa aynı bedende<br />
	intihar!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>
	yaşamak intihar &ouml;yleyse<br />
	hadi ordan!<br />
	nasıl bir t&uuml;mevarım bu<br />
	t&uuml;m?<br />
	t&uuml;m olan ne var ki<br />
	her şeyin bir şeyi eksik<br />
	olan şeyler de birbiriyle &ccedil;elişiyor &uuml;stelik<br />
	&ccedil;elişki<br />
	bir tek &ccedil;elişirken &ccedil;elişmiyorum kendimle<br />
	&ccedil;elişmek konusunda &ccedil;ok tutarlıyım<br />
	bırak ironiyi be adam!<br />
	&#8230;<br />
	&uuml;&ccedil; nokta</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/12/20/silsile/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarım</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/12/14/yarim/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/12/14/yarim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 10:40:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1179</guid>
		<description><![CDATA[Başlığı ve muhteviyatı gibi kendisi de yarım kalmış bir yazı&#8230; Gelecek Olana olmayana, belki de hiç olmayacağa. belki boşluğa, belki karanlığa, belki karanlık-boşluğa&#8230; olmayanadır bu satırlar, gerçeğin, varlığını hak etmediği kişiyedir. beklemektir gelmeyeceğini bile bile, belki de gelenlere haksızlıktır tüm bunlar. &#160; olmayışına, gelmeyeceğine, haksızlıklara, hayal kırıklıklarına &#8220;rağmen&#8221;dir bu satırlar. bu böyle biline&#8230; usulca süzülmelisin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Başlığı ve muhteviyatı gibi kendisi de yarım kalmış bir yazı&#8230;</em></p>
<p><img align="left" alt="" class="alignnone size-medium wp-image-1118" height="250" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/eksik.jpg" width="250" /></p>
<p>Gelecek Olana<br />
olmayana,<br />
belki de hiç olmayacağa.<br />
belki boşluğa,<br />
belki karanlığa,<br />
belki karanlık-boşluğa&#8230;</p>
<p>olmayanadır bu satırlar,<br />
gerçeğin, varlığını hak etmediği kişiyedir.<br />
beklemektir gelmeyeceğini bile bile,<br />
belki de gelenlere haksızlıktır tüm bunlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>olmayışına,<br />
gelmeyeceğine,<br />
haksızlıklara,<br />
hayal kırıklıklarına &#8220;rağmen&#8221;dir bu satırlar.</p>
<p>bu böyle biline&#8230;</p>
<p>usulca süzülmelisin hayatıma<br />
kader, nasip, kısmet adına yapabilirsin mesela<br />
gümbür gümbür olmasın gelişin<br />
sessizliğin olsun varlığının emaresi<br />
<i>&#8220;ben buradayım&#8221;</i> diye sus, ben seni duyayım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/12/14/yarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aRdınDan</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/09/19/ardindan/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/09/19/ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2011 17:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Franco Leon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sapere Aude]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Ahh&#8230; Nasıl yoğun bir cız etme..&#160;Şimdi bir evlat daha mı anneciğinden koptu.. Yazdan kışa ge&#231;işle, kıştan yaza ge&#231;iş doğanın silkelenişi derler -&#160;bir yeni uyanış s&#252;recine hali ve direnci olanın atladığı, artık takati kalmayanların da bir &#246;nceki zamanda kaldığı. &#214;l&#252;mler de bu mevsimlerde olurmuş &#231;oğunlukla. Doğa silkinişiyle insanları da silkermiş eteklerinden. Şimdi laf mı bu &#8211; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Ahh&hellip;<img align="right" alt="" height="354" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/image/veda.jpg" width="350" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Nasıl yoğun bir cız etme..&nbsp;</span>Şimdi bir evlat daha mı anneciğinden koptu.. Yazdan kışa ge&ccedil;işle, kıştan yaza ge&ccedil;iş doğanın silkelenişi derler</p>
<p style="text-align: right;">-&nbsp;bir yeni uyanış s&uuml;recine hali ve direnci olanın atladığı, artık takati kalmayanların da bir &ouml;nceki zamanda kaldığı.</p>
<p>&Ouml;l&uuml;mler de bu mevsimlerde olurmuş &ccedil;oğunlukla. Doğa silkinişiyle insanları da silkermiş eteklerinden. Şimdi laf mı bu</p>
<p style="text-align: right;">&ndash; biz diğer zamana s&ouml;z&uuml;m ona atlayabilenler &ndash;</p>
<p>atlayabilecek miyiz ki &ouml;nceki zamanda bırakınca sevdiklerimizi. &#8212; &Ouml;lmekle yaşamanın farkı işte her zamanda olmakla bazı zamanlarda olmak</p>
<p style="text-align: right;">- &ccedil;&uuml;nk&uuml; giden kendinden &ouml;nceki zamanda kalıyor.</p>
<p>Diğer zamana ge&ccedil;enlerse her kalanla birlikte ge&ccedil;miş zamanda bir par&ccedil;asını bırakarak-</p>
<p style="text-align: right;">Her kalanla birlikte biraz daha k&uuml;&ccedil;&uuml;lerek, eksilerek, par&ccedil;alanarak&hellip;</p>
<p>İnsan yaşamak istiyor i&ccedil;g&uuml;d&uuml;sel olarak, her silkinişte hep bir sonraki zamana atlayabilmek- Yani bir meziyet olarak g&ouml;r&uuml;lebilir belki doğal seleksiyonda elenmemek</p>
<p style="text-align: right;">-Ama her diğer zamana atlayışta ge&ccedil;miş zamanlarda bıraktığımız par&ccedil;alarımız daha da&nbsp;kabaran bir yığın.</p>
<p style="text-align: right;">-Bir g&uuml;n bir bakmışsın en başarılı ve dirayetli olan sen- son zamana atlayışında kala kala&nbsp;kalan sen unufak-</p>
<p>Belki de zamanında kalmak en iyisi o y&uuml;zden. Ardında bıraktığın par&ccedil;alar senden b&uuml;y&uuml;k hale gelmeden.</p>
<p style="text-align: right;">-Belki de &ldquo;evlat acısı g&ouml;stermesin&rdquo; &ldquo;sıralı &ouml;l&uuml;m olsun&rdquo; deyişleri hep bu y&uuml;zden.</p>
<p style="text-align: right;">-Hoşluğunla kal ge&ccedil;miş zamanda Nermin Teyze,</p>
<p style="text-align: right;">k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;n&rsquo;&uuml;n sende/senle kalan par&ccedil;asına iyi bak&hellip;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/09/19/ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>-Buraya bir başlık gelecek-</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/08/25/buraya-bir-baslik-gelecek/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/08/25/buraya-bir-baslik-gelecek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 21:12:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[dürtü]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1126</guid>
		<description><![CDATA[Gelin kafanızın b&#252;y&#252;&#252;&#252;k bir b&#246;l&#252;m&#252;n&#252; meşgul eden 3-5 k&#246;t&#252; giden şeyi değil de &#252;zerinde d&#252;ş&#252;nme gereği bile duymadığımız hayatımızda yolunda giden şeyleri d&#252;ş&#252;n&#252;n bir anlığına. Buzdolabınız tıkır tıkır &#231;alışıyor mesela, herhangi bir faturayı yatırmayı da unutmadınız, her şey işliyor. Sindirim sisteminiz de pek ala yerinde maşallah, sağlıklı olmadığı durumda bir insanın en b&#252;y&#252;k problemi olabiliyor, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" alt="" class="alignnone size-medium wp-image-1127" height="320" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2011/08/dunun_aynisi-112x300.jpg" title="dunun_aynisi" width="150" />Gelin kafanızın b&uuml;y&uuml;&uuml;&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; meşgul eden 3-5 k&ouml;t&uuml; giden şeyi değil de &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;nme gereği bile duymadığımız hayatımızda yolunda giden şeyleri d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n bir anlığına. Buzdolabınız tıkır tıkır &ccedil;alışıyor mesela, herhangi bir faturayı yatırmayı da unutmadınız, her şey işliyor. Sindirim sisteminiz de pek ala yerinde maşallah, sağlıklı olmadığı durumda bir insanın en b&uuml;y&uuml;k problemi olabiliyor, bunu biliyoruz. Romantik bir polyannacılık oynamak değil niyetim. Pek tabi &uuml;&ccedil; beş şey olması gerektiği gibi gidiyor diye bayram edecek değiliz. Ama &uuml;&ccedil; beş şey yolunda gitmediğinde kafamızı dolduruyoruz onunla, hak etmediği şekilde beynimizi ipotek ettiriyoruz &uuml;&ccedil;e beşe? Aslında her şey normal(!). Biz homo sapiensler o cevval, uzun boylu, parlak dişli, d&uuml;zg&uuml;n fizikli kuzenlerimiz neanderthalleri alt ettiğimizden -beyin g&uuml;c&uuml;n&uuml;n fizik g&uuml;c&uuml; &uuml;zerinde hakimiyet kurduğundan- beri bu sistem b&ouml;yle işliyor. Beynimiz yolunda gitmeyen şeylere odaklanmaya programlanmış -gora 216 esprisi yapılabilir, bir d&uuml;ş&uuml;nelim bakalım-. Hayatınızda yolunda giden, &ouml;nemi katbekat fazla olaylar varken yolunda gitmeyen ufacık bir mevzu tadınızı ka&ccedil;ırabiliyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; beyin o anda yolunda giden hi&ccedil; bir şeyle ilgilenmiyor. O ufaklığı istiyor; &quot;canına okuyacağım senin!&quot;.</p>
<div>Aslına bakarsanız insanlık tarihi de bu d&uuml;rt&uuml; &ccedil;er&ccedil;evesinde şekilleniyor. Teknolojideki, yaşam standartlarındaki bu gelişimin yegane sebebi problem &ccedil;&ouml;zme, olmadığında problem &uuml;retip sonra yine &ccedil;&ouml;zme d&uuml;rt&uuml;m&uuml;z. O y&uuml;zden siz en iyisi iyi şeyleri d&uuml;ş&uuml;nmeyi boş verin, gelişimimize ket vurmayalım durduk yere -yazar burada kendisiyle &ccedil;elişiyor, mahlasıyla ironi bile kuramamış pehh-.</div>
<div>Bir d&uuml;ş&uuml;nsenize binlerce yıl &ouml;nceki insanlar bizim bug&uuml;n sahip olduğumuz olanakları cennet olarak g&ouml;r&uuml;yorlardı b&uuml;y&uuml;k ihtimalle. Ama biz cennette yaşıyor gibi değiliz, biraz ger&ccedil;ek&ccedil;i/k&ouml;t&uuml;mser olursak cehenneme bile yaklaşıyoruz diyebiliriz. Kim bilir belki de cennet beynimizdeki bu d&uuml;rt&uuml;m&uuml;z&uuml;n -aka nefsimizin- alındığı bir d&uuml;nyadır sadece?</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/08/25/buraya-bir-baslik-gelecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne demek &#8220;nereye&#8221; Cemil?</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/08/22/ne-demek-nereye-cemil/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/08/22/ne-demek-nereye-cemil/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 13:35:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1112</guid>
		<description><![CDATA[Muazzam bir karmaşa vardı o g&#252;n. Herkes bir yana koşuşturuyor, kimin ne yaptığı anlaşılmıyordu. G&#246;zlerde ne yaptığını bilmeyen bakışlar vardı ama davranışlar bakışların aksine kendinden emindi. Herkes ne yaptığını biliyordu. Bu hengamenin i&#231;erisinde etrafına şaşkın şaşkın bakınan Cemil o ortamdaki kendinden en emin bakışlarla&#160;g&#246;z g&#246;ze geldi. - Y&#252;zbaşı: Sen hala hazırlanmadın mı? B&#246;l&#252;ğ&#252;n &#231;ıkmak &#252;zere. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" alt="" class="alignnone size-medium wp-image-1118" height="300" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2011/08/soldier-235x300.jpg" title="soldier" width="235" /></p>
<p><em>Muazzam bir karmaşa vardı o g&uuml;n. Herkes bir yana koşuşturuyor, kimin ne yaptığı anlaşılmıyordu. G&ouml;zlerde ne yaptığını bilmeyen bakışlar vardı ama davranışlar bakışların aksine kendinden emindi. Herkes ne yaptığını biliyordu. Bu hengamenin i&ccedil;erisinde etrafına şaşkın şaşkın bakınan Cemil o ortamdaki kendinden en emin bakışlarla&nbsp;</em><em>g&ouml;z g&ouml;ze geldi.</em></p>
<p><em><br />
	</em></p>
<p><em>- Y&uuml;zbaşı: Sen hala hazırlanmadın mı? B&ouml;l&uuml;ğ&uuml;n &ccedil;ıkmak &uuml;zere.</em></p>
<p><em><br />
	</em></p>
<p><em>Cemil o anda aslında g&ouml;rd&uuml;klerinin ne olduğunu &ccedil;ok iyi bildiğini fark etti. Olacakları, yapılacakları &ccedil;ok iyi biliyordu ama bilmediği bir şey vardı. Bırakın cevabını bulmayı sorması bile &ccedil;ok zordu. Anlatmak i&ccedil;in sayfalar dolusu yazmak, ağız dolusu konuşmak, onlarca bağla&ccedil;lı c&uuml;mleler kurmak gerekiyordu belki de. T&uuml;m bu karmaşıklık tek bir kelime sığlığında tezah&uuml;t etti Cemilin dudaklarından: &quot;Nereye komutanım?&quot;</em></p>
<p><em><br />
	</em></p>
<p><em>- Komutan : Ne demek nereye Cemil, ne demek nereye?</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sahi ne demek &quot;nereye&quot; Cemil?</p>
<p>Sen farkında değilsin galiba olayların, &uuml;lke olarak &ccedil;ok sinirlendik biz. Hepimiz i&ccedil;in bı&ccedil;ak kemiğe dayandı artık Cemil!</p>
<p>&Uuml;&ccedil; beş &ccedil;apulcunun ettiğine bak hele. Onlara pabu&ccedil; bırakacak bir &uuml;lke miyiz biz?</p>
<p>&Ccedil;ok kızgınız Cemil anlatamam sana.</p>
<p>Fazla bile bekledik aslında. &Uuml;lke olarak hepimiz aynı fikirdeyiz. Artık g&uuml;c&uuml;m&uuml;z&uuml; g&ouml;stermenin zamanı geldi. Ne gerekiyorsa yapılmalı!</p>
<p>Her yerde, her k&ouml;şebaşında dillendiriliyor bu zaten. &Uuml;lke olarak &ccedil;ok &ouml;nemsiyoruz bu konuyu Cemil. Kimimiz yapılması gerekenleri anlatırken ağzından salyalar fışkırtıyor olabilir. Ama inan i&ccedil;imizdeki acının b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nden hepsi. Ağzımız dilimize dolanıyor Cemil.</p>
<p>Takip ettin mi bilemiyorum iktidarı muhalefeti hepsi aynı fikirde zaten. Mevzu vatan olunca ayrışmak yakışmazdı bize. &Uuml;lkecenek bir olduk, birlik olduk Cemil.</p>
<p>Gereği neyse yapılmalı!</p>
<p>Annenle babanla pek g&ouml;r&uuml;şemedik bu ara tabi. Bir de nişanlın varmış sanırım onla da pek konuşamadık. Ama &uuml;lke olarak bu olaya odaklandık Cemil, hi&ccedil; ş&uuml;phen olmasın. Hepimiz bu konuya kafa yoruyor, bu acı bitsin diye uğraşıyoruz(!). Biz hep sizi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz Cemil!</p>
<p>Hal b&ouml;yleyken,</p>
<p>acımız y&uuml;reğimizi dağlamış,</p>
<p>i&ccedil;imiz kan ağlıyorken,</p>
<p>sahi ne demek &quot;nereye&quot; Cemil?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/08/22/ne-demek-nereye-cemil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tanrı bu satırları okuyor!</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/06/19/tanri-bu-satirlari-okuyor/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/06/19/tanri-bu-satirlari-okuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jun 2011 20:30:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1098</guid>
		<description><![CDATA[Yazdıklarımı yakından takip ediyormuşsun Tanrım medyun-u ş&#252;kranım. &#34;Nasıl yani, bilmediğimi mi d&#252;ş&#252;n&#252;yordun?&#34; dediğini duyar gibiyim, haşa. Her şeyi g&#246;ren/bilen ve şah damarımızdan daha yakın olan senin, buna halel getirmek değil niyetim. Ne bileyim, beni b&#246;yle yakından takip ettiğini d&#252;ş&#252;nemedim/aklıma gelmedi diyelim. Yani benim eksikliğim Tanrım. Beşerim, Adem&#39;den bu yana da şaşıyorum. &#160; Efendim hatırlarsanız bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" class="alignleft size-full wp-image-1084" height="276" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2011/06/god_me.jpg" title="god&amp;me" width="250" />Yazdıklarımı yakından takip ediyormuşsun Tanrım medyun-u ş&uuml;kranım. <em>&quot;Nasıl yani, bilmediğimi mi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordun?&quot;</em> dediğini duyar gibiyim, haşa. Her şeyi g&ouml;ren/bilen ve şah damarımızdan daha yakın olan senin, buna halel getirmek değil niyetim. Ne bileyim, beni b&ouml;yle yakından takip ettiğini d&uuml;ş&uuml;nemedim/aklıma gelmedi diyelim. Yani benim eksikliğim Tanrım. Beşerim, Adem&#39;den bu yana da şaşıyorum.</p>
<div>&nbsp;</div>
<div>Efendim hatırlarsanız bir &ouml;nceki yazımda mutluluğu sorgulamıştım t&uuml;m beşer aklımla. <em>&quot;Mutlu muyuz bu hayatta?&quot;</em> diye sual etmiştim hem kendime hem sizlere ve yine beşerce sebeplerle mutlu olmadığımı/olmadığımızı vurgulamıştım. Tanrı bu yazımı okumuş olacak ki <em>&quot;mutluluğu&quot;</em> anımsattı bana. Ne olup ne olmadığını, nerede bulunduğundan vs. bahsetti biraz. Binlerce hamd&uuml;senalar olsun ki O&#39;na anladım ve bu yazımda anladıklarımı acizane sizlerle paylaşmaya karar verdim.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Efendim mutluluk; sıkılmakmış. Yapacak bir şey bulamadığından dolayı sıkılmak ne b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;km&uuml;ş. O anlarda bunu anlamamak ne b&uuml;y&uuml;k bir nank&ouml;rl&uuml;km&uuml;ş, bilemedim, affet Tanrım.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Efendim mutluluk; g&ouml;z&uuml;n kulağın tetikte olmadan uyuyabilmekmiş. Hoyrat&ccedil;a uyuduğum zamanların kıymetini bilememişim, affet Tanrım.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Efendim mutluluk; kendi hacetini g&ouml;rebilmekmiş -affınıza mahsuben-. Kendi başına, h&uuml;r iradenle, acı &ccedil;ekmeden bu eylemi ger&ccedil;ekleştirmek ne b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;km&uuml;ş, bilemedim, affet Tanrım.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Efendim mutluluk; Azrail&#39;den uzak yaşamak/yaşadığını sanmakmış. Her g&uuml;n Azrail&#39;in g&ouml;zlerinin i&ccedil;ine bakmak ne b&uuml;y&uuml;k ızdırapmış, bilemedim, affet Tanrım.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Hasılı -fazla uzatmayacağım- mutluluk; yaşadığımız zamanlarda kıymetini bilmediğimizmiş, sen o zamanlardaki mutluluğumuzu aratma Tanrım.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Biraz sitemkar bir yazı gibi oldu ama haşa, Sen biliyorsun sitem etmediğimi buradakilere de anlatalım. Binlerce hamd&uuml;sena sana olsun, ş&uuml;kretmeyi unuttuğumuz t&uuml;m zamanlar adına sana ş&uuml;k&uuml;rler olsun. &nbsp;Başa gelebilecek &ccedil;ok daha k&ouml;t&uuml; durumlar var, biliyorum, &ccedil;ok uzakta değil g&ouml;rebiliyorum. O y&uuml;zden d&uuml;nden k&ouml;t&uuml;, yarından iyi bu halimize ş&uuml;krediyorum sana Tanrım. Dert Sende, derman Sende. Sen azca Kahhar &ccedil;ok&ccedil;a Gaffarsın. Gaffarlığınla sev bizi Rabbim.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/06/19/tanri-bu-satirlari-okuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutluluk</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2011/05/01/mutluluk/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2011/05/01/mutluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 20:24:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[Mutluluk insanın hayatı boyunca ulaşmaya &#231;alıştığı, temelde hayatın amacı olan bir olgudur. Her birimiz hayat amacımızı mutluluğa ulaşmak diye tanımlamasak da hepimiz mutlu olmayı istiyoruzdur. Bu noktada &#246;nemli bir soru akla geliyor; mutlu muyuz? Bunun bir&#231;ok değişkeni var tabi biliyorum, aklınıza gelen zibilyon tane kriterden haberim var merak etmeyin. En kaba haliyle değerlendirmenizi istiyorum, hayatınızdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" class="alignleft size-full wp-image-1084" height="276" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2011/05/unhappy.gif" title="unhappy" width="288" />Mutluluk insanın hayatı boyunca ulaşmaya &ccedil;alıştığı, temelde hayatın amacı olan bir olgudur. Her birimiz hayat amacımızı mutluluğa ulaşmak diye tanımlamasak da hepimiz mutlu olmayı istiyoruzdur. Bu noktada &ouml;nemli bir soru akla geliyor; mutlu muyuz? Bunun bir&ccedil;ok değişkeni var tabi biliyorum, aklınıza gelen zibilyon tane kriterden haberim var merak etmeyin. En kaba haliyle değerlendirmenizi istiyorum, hayatınızdaki mutlu olduğunuz ve olmadığınız anları birbirinden &ccedil;ıkarın ve elde ettiğinize bir bakın. Bu noktada mutsuz olmadığınız zamanları mutlu olarak değerlendirmemeniz gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; mutsuz olmamanız mutlu olduğunuz anlamına gelmiyor. Ne &ccedil;ıktı sonu&ccedil;? Yo yo bana s&ouml;ylemeyin sizin bilmeniz kafi. Ben burada kendi sonucum &uuml;zerinden devam edeceğim.</p>
<p><meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="CONTENT-TYPE" /> <title></title> <meta content="OpenOffice.org 3.2  (Linux)" name="GENERATOR" /><br />
<style type="text/css">
	<!--{cke_protected}%3C!%2D%2D%7Bcke_protected%7D%253C!%252D%252D%257Bcke_protected%257D%25253C!%25252D%25252D%25257Bcke_protected%25257D%2525253C!%2525252D%2525252D%2525257Bcke_protected%2525257D%252525253C!%252525252D%252525252D%252525257Bcke_protected%252525257D%25252525253C!%25252525252D%25252525252D%25252525257Bcke_protected%25252525257D%2525252525253C!%2525252525252D%2525252525252D%2525252525257Bcke_protected%2525252525257D%252525252525253C!%252525252525252D%252525252525252D%252525252525257Bcke_protected%252525252525257D%25252525252525253C!%25252525252525252D%25252525252525252D%25252525252525257Bcke_protected%25252525252525257D%2525252525252525253C!%2525252525252525252D%2525252525252525252D%2525252525252525257Bcke_protected%2525252525252525257D%252525252525252525253C!%252525252525252525252D%252525252525252525252D%252525252525252525250A%2525252525252525252509%2525252525252525252509%2525252525252525252540page%2525252525252525252520%252525252525252525257B%2525252525252525252520margin%252525252525252525253A%25252525252525252525202cm%2525252525252525252520%252525252525252525257D%252525252525252525250A%2525252525252525252509%2525252525252525252509P%2525252525252525252520%252525252525252525257B%2525252525252525252520margin-bottom%252525252525252525253A%25252525252525252525200.21cm%2525252525252525252520%252525252525252525257D%252525252525252525250A%2525252525252525252509%252525252525252525252D%252525252525252525252D%252525252525252525253E%2525252525252525252D%2525252525252525252D%2525252525252525253E%25252525252525252D%25252525252525252D%25252525252525253E%252525252525252D%252525252525252D%252525252525253E%2525252525252D%2525252525252D%2525252525253E%25252525252D%25252525252D%25252525253E%252525252D%252525252D%252525253E%2525252D%2525252D%2525253E%25252D%25252D%25253E%252D%252D%253E%2D%2D%3E-->
	</style>
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><span id="more-1083"></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Mutlu değilim. Hatta bu anlamda baya bir zarardayım diyebilirim. Sizin sonucunuz nasıl &ccedil;ıktı bilmiyorum ancak benimkinden pek farklı olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum a&ccedil;ık&ccedil;ası. B&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum ancak b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce takıldığım bir nokta daha &ccedil;ıkıyor ortaya; eğer siz de benim gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız nasıl yaşayabiliyorsunuz bir deyin hele. Ya da en g&uuml;zelini mi yapıyorsunuz; d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorsunuz. Halbuki her <em>&ldquo;nasılsın&rdquo;</em> sorusunun cevabında <em>&ldquo;iyi&rdquo;</em> oluyoruz hepimiz, nasıl oluyor bu kadar mutsuz oluyoruz? O <em>&ldquo;iyi&rdquo;</em> ger&ccedil;ek iyi değil değil mi? Biliyorum. Ben denedim efendim, <em>&ldquo;nasılsın&rdquo;</em> sorusuna iyi olmadığım zaman -ki ekseri değilim- <em>&ldquo;iyi değilim&rdquo;</em> dedim ama olmadı. Ezber bozmak insanlar tarafından tercih edilen bir durum değil ne yazık ki. Bir anlık afallamadan sonra ge&ccedil;iştiriliyorsunuz, onlarınki de bir nevi savunma mekanizması. Beklenmeyen durumlar oluştuğunda hafif sa&ccedil;malayıp toparlanıyorlar sonra. Ben de o g&uuml;nden sonra hep <em>&ldquo;iyi&rdquo;</em> olmaya karar verdim zaten. İyi ya ne olsun, senden ne haber?</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Şimdi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum efendim -d&uuml;ş&uuml;nen bir hayvanız en nihayetinde, ara ara yapıyorum ben de bunu- bu d&uuml;nyadaki yegane amacımız mutlu olmak, varmak istediğimiz son nokta hep mutluluk. Diğerleri hep o son noktaya varmak i&ccedil;in bir ara&ccedil;. İyi g&uuml;zel de mutlu değiliz be kardeşim, ne olacak o iş? Değişik alternatifler var tabi; birisi &uuml;mit etmek. Mutlu olacağınız anın &uuml;midiyle &ccedil;alışmak, &ccedil;abalamak, g&uuml;zel şey. Diğeri ise hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmemek. Bence en yapılması gereken şey. Başka t&uuml;rl&uuml; baş edilmiyor &ccedil;&uuml;nk&uuml;, ben edemiyorum en azından. Bir &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; gelmiyor aklıma. Hal b&ouml;yleyken ilkinden &ccedil;aktık zaten, yeni &uuml;mitler yeşertecek g&uuml;c&uuml; olan ne ala. Vallahi bende yok azizim. <em>&ldquo;D&uuml;ş&uuml;nmemek&rdquo;</em> ise yapmayı en &ccedil;ok istediğim şey. Ancak nereye d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorsun? Kafada zibilyon tane soru işareti dururken nereye d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorsun arkadaş?</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">Haliyle &ccedil;ıkılmıyor işin i&ccedil;inden. Sonra bir soru daha geliyor akla; <em>&ldquo;neden?&rdquo;</em>. İnanırsınız inanmazsınız o kısmını bilemem ama ben inananlar tarafındayım. Yani yaratıcıya, &ouml;l&uuml;mden sonraki hayata vs. inanıyorum. Sana inanıyorum Tanrım, inandığım şekilde yaşayamıyorum belki afedersin ama sana inanıyorum inan bana. Evet istediğin gibi biri olamadım biliyorum ama elimden geleni yaptım. <em>&ldquo;Erken pes ettin&rdquo;</em> dediğini duyar gibiyim, bilmiyorum Tanrım sen &ouml;yle diyorsan &ouml;yledir ama bana sorarsan <em>&ldquo;ben bu kadarım&rdquo;</em>. Biliyorum Tanrım, ne senin istediğin gibi biri olabildim ne kendi doğrularımı savunabildim ne de diğerlerinin doğrularını kabul edebildim. Arafta kaldım hep, benim gibiler i&ccedil;in mi yarattın orayı Tanrım? Yapamadım. D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; s&ouml;yleyemedim, doğru bildiğimi yapamadım, sizin istediklerinize ayak uyduramadım. Hepsinde yarım kaldım. Ne kendime yaranabildim, ne size ne de O&#39;na. Biliyorum Tanrım kızgınsın bana <img src='http://www.ajegu.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&Ccedil;&ouml;zemiyorum ben bu denklemi, hikmetinden sual olunmaz Tanrım inan ben de etmiyorum. Bendedir eksiklik beceremedim, &ccedil;&ouml;zemiyorum. Ama ben bundan fazlasını yapabileceğime inanmıyorum. &Ccedil;ırpındık&ccedil;a &ccedil;amur sı&ccedil;rıyor etrafıma, &ccedil;amur deryasında &ccedil;ırpınıyorum başka şansım yok. Hal b&ouml;yle olunca <em>&ldquo;&ccedil;ırpınmak niye?&rdquo;</em> diyorum Tanrım. Olmuyor ikimiz de g&ouml;r&uuml;yoruz. Ama &ccedil;ıkacak yolları da kapatmışsın be Tanrım. İsyan ediyorum sanma haşa, ama istediğim zaman gelebilmeyi isterdim sana. Kudret sende tabi <em>&ldquo;ben istediğim zaman gelirsin&rdquo;</em> diyorsuın, anlıyorum seni Tanrım. Bekliyorum, &ccedil;ok ge&ccedil; olmamasını &uuml;mit ederek. Orada &ccedil;ok g&uuml;zel karşılanacağımı falan d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;mden değil, amenna ve saddakna ne gelirse kabul&uuml;m. Ama burası Tanrım, nasıl desem&#8230; hem belki seni &ccedil;ok &ouml;zlemişimdir, <em>&ldquo;inna lillah&rdquo;</em> dedik <em>&ldquo;ve inna ileyhi raciun&rdquo;</em> zamanı gelmedi mi hala? Vuslat diyorum Tanrım, vuslata hasret kaldım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2011/05/01/mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

