Küçüktük o zamanlar,
Liseye giden yeni yetmelerdik, bıyıkları terlememiş.
Az bir sakalımız vardı çenemizden çıkan
Ki onu da zaten müdür yardımcısından yediğimiz kallavi bir tokatla keserdik.
Serttik, bıçkındık,
Kavga ederdik Allah’ın günü,
Bazen döver, bazen de eşek sudan gelene kadar sopa yerdik.
Yüzümüz gözümüz yara bere eve gidince bahanemiz de hazırdı nasılsa,
Kapı çarptı!
Ahmet Kaya’nın Kum Gibi’sini dinlerdik,
Kalem pilli walkmenlere taktığımız çekme kasetlerden.
Onun şehirlerine de bomba yağardı her gece, benim dağlarıma da.
Yazık, onun kadar şanslı değildi benim halkım,
Sevişemezdi öyle durmamasıya,
Ölürdü sadece sesini bir tek kendi duyarak. Read the rest of this entry »
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar