<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ajegu.com &#187; prenses</title>
	<atom:link href="http://www.ajegu.com/index.php/tag/prenses/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ajegu.com</link>
	<description>Özgürlük, Birlik...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 14:27:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Üç adım (3. adım)</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2010/06/04/uc-adim-3-adim/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2010/06/04/uc-adim-3-adim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 17:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelişken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çelişken]]></category>
		<category><![CDATA[ezberbozan]]></category>
		<category><![CDATA[prenses]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=875</guid>
		<description><![CDATA[Atmayanlar i&#231;in; birinci adım, ikinci adım. Yazıyı bu iki b&#252;y&#252;k adamın s&#246;zleri eşliğinde okumanız &#246;nemle rica olunur. Yatağa uzandı, g&#246;zlerini tavana dikti. Aklından eski sevgililerini ge&#231;irdi. Y&#252;zlerini hatırlamaya &#231;alıştı tek tek. Kiminin g&#252;l&#252;ş&#252;ne vurulmuştu, kiminin l&#252;le l&#252;le sa&#231;larına. Hepsine de &#34;aşık&#34; olmuştu. Aşk olunabilen bir şeydi. Hepsi de bir şekilde bitmişti. Aşk bitebilen bir şeydi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atmayanlar i&ccedil;in; <a href="http://www.ajegu.com/index.php/2009/06/24/uc-adim-1-adim/">birinci</a> adım, <a href="http://www.ajegu.com/index.php/2009/07/18/uc-adim-2-adim/">ikinci</a> adım.</p>
<p><object width="420" height="336"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xarvpe" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xarvpe" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="420" height="336"></embed></object></p>
<p><strong>Yazıyı bu iki b&uuml;y&uuml;k adamın s&ouml;zleri eşliğinde okumanız</strong><strong> &ouml;nemle rica olunur.</strong></p>
<p><span id="more-875"></span></p>
<p>Yatağa uzandı, g&ouml;zlerini tavana dikti. Aklından eski sevgililerini ge&ccedil;irdi. Y&uuml;zlerini hatırlamaya &ccedil;alıştı tek tek. Kiminin g&uuml;l&uuml;ş&uuml;ne vurulmuştu, kiminin l&uuml;le l&uuml;le sa&ccedil;larına. Hepsine de &quot;aşık&quot; olmuştu.</p>
<p>Aşk olunabilen bir şeydi.<br />
	Hepsi de bir şekilde bitmişti.<br />
	Aşk bitebilen bir şeydi. Taa ki t&uuml;m ezberleri bozulana kadar&#8230;<br />
	Sen.<br />
	O kadar &ccedil;ok sıfatın var ki&#8230;<br />
	O kadar &ccedil;ok anlamın var ki&#8230;<br />
	Sen.<br />
	Devler &uuml;lkesinin k&uuml;&ccedil;&uuml;k prensesi.</p>
<p>Aşk, bencil bir duygudur. Ortaya &ccedil;ıktığında haberi bile olmaz kimsenin, y&uuml;rekle halleder işini. Diğer organlar bihaberdir olanlardan. Olduktan sonra &ouml;ğrenirler ancak. O d&ouml;nem pek s&ouml;z hakları bulunmaz ama olsa itiraz edecek birileri &ccedil;ıkar genelde. Akıl, mantık işi değildir sevmek. O y&uuml;zden y&uuml;reğin bu vurdumduymaz tutumuna hallenirler i&ccedil;ten i&ccedil;e. Bir şey diyebilecekleri ana kadar susarlar, ama mutlaka derler diyeceklerini.</p>
<p>Ezberbozan demiştim ya hani ilk o zaman fark ettim bunu. Akıl, mantık, y&uuml;rek bilimum organın oy birliğiyle ge&ccedil;ti bu sevgi. Olacak iş değil diye d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m ilkin. Bu birliktelik bir &ccedil;ok şeye gebeydi, &ouml;yle de oldu.</p>
<p>İlk &ouml;nce akıl karıştı işin i&ccedil;ine, ruhla bir anlaşma yapmışlar. Kalbe gittiler: &quot;<em>Tek başına g&ouml;t&uuml;remezsin bu işi, isteklerimiz var.</em>&quot;</p>
<p><strong>Ezberbozan</strong></p>
<p>&quot;<em>Yalan olmayacak &ouml;ncelikle. Sadece ger&ccedil;eği &ccedil;arpıtmak değil, gizlemek de dahil buna. Ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;yorsa o s&ouml;ylenecek. B&uuml;t&uuml;n maskeler &ccedil;ıkarılacak yanındayken. Ruh &ccedil;ırıl&ccedil;ıplak olacak. Biliyoruz biraz riskli ama başka t&uuml;rl&uuml;s&uuml; olmaz. Bu, başka zaman yapılamaz, şimdiye kadar g&ouml;rd&uuml;k bunu. Ya şimdi ya hi&ccedil;!</em>&quot;</p>
<p>Olmadı.</p>
<p>Bana, t&uuml;m yaşanmışlıklarıma aykırı kararlar aldıran o ka&ccedil;amak bakışlar kendisine aynı g&uuml;c&uuml; vermemiş demek ki.</p>
<p>Bitti. Onun d&uuml;nyasının bir par&ccedil;ası olduğumu hissedemeden bitti.</p>
<p>Sonrası malum, adabıyla acısı yaşanacak ve miyadı dolunca da bitecekti.</p>
<p><strong>Ezberbozan.</strong></p>
<p>Bitmedi. Seni unutmak mı istememdim, istedim de unutamadım mı bilmiyorum. Sonucun aynılığının s&uuml;reci kifayetsiz kıldığı bir durum. Seni sensiz yaşamaya başladım. 3. sınıf aşk romanlarının tabirlerine benzedi biliyorum ama burada kullanılma amacı c&uuml;mlenin romantikliği değil, ger&ccedil;ek anlamı.</p>
<p>&Ccedil;ok sıradan şeyler yapıyorduk seninle. Ne kadar garip değil mi? Her şeyi yapabilirdik oysa ki. En romantik akşam yemeklerini yiyebilir, en g&uuml;zel g&uuml;n batımlarını izleyebilirdik. Her birimiz kendi hayal d&uuml;nyamızın Tanrısıydık nasılsa. Ama olmadı. Seninle ilgili kurduğum hayallerin hi&ccedil;birinde d&uuml;nyanın en g&uuml;zel yerinde değildik ama ben oradaymışız gibi hissettim hepsinde.</p>
<p>Kaldırımlarda y&uuml;r&uuml;d&uuml;k beraber, mağazaların vitrinlerine baktık.</p>
<p>&Ccedil;arşıda buluştuk bir g&uuml;n, ufak bir kafede yeşil &ccedil;ay i&ccedil;tik.</p>
<p>Ge&ccedil;en yine sabahın kordon saatinde aynı yerde kahvaltı yaptık.</p>
<p>Gece televizyon izlerken uykuya dalmışsın, ufak bir battaniyeyle &uuml;st&uuml;n&uuml; &ouml;rtt&uuml;m, uyandırmadım orada kaldın.</p>
<p><strong>Ezberbozan.<br />
	</strong></p>
<p>Bitmez bu yazı, bu adımlar bitmez.</p>
<p>Akla gelen onlarca kelime korkudan dile bile ulaşamıyorken kaleme daha fazlası d&uuml;şmez.</p>
<p>Nazım&#39;a bırakalım kendimizi. &Ouml;nce &ccedil;ıkıp <em>&quot;Bence artık sen de herkes gibisin&quot;&nbsp; </em>desin, sonra da <em>&quot;Y&uuml;z yıldır geliyorum ardından&quot;. <br />
	</em></p>
<p>Tutarsızlığımıza, zayıflığımıza, acizliğimize, kabullenemediklerimize, insanlığımıza vursun Nazım belden aşağı.</p>
<p>
	<strong>Not: </strong>Yazıdaki t&uuml;m karakterler hayal &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Anlatımdaki 3. tekil &lt;&#8211;&gt; 1. tekil şahıs ge&ccedil;işleri anlatımı g&uuml;&ccedil;lendirmekten başka bir şey değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2010/06/04/uc-adim-3-adim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TA-BU!</title>
		<link>http://www.ajegu.com/index.php/2010/01/05/ta-bu/</link>
		<comments>http://www.ajegu.com/index.php/2010/01/05/ta-bu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2010 18:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>akuytz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akuytz]]></category>
		<category><![CDATA[prenses]]></category>
		<category><![CDATA[tabu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ajegu.com/?p=580</guid>
		<description><![CDATA[Beyaz atlı prenses istiyorum. Çok şey mi istiyorum sanki? Bineceği atı kendisi getirecek kadar mütevazı olamaz mı bir prenses? Şöyle soylu bir aileden gelse, parası pulu olsa; ben de fakir ama gurur yapmayan bir delikanlı olsam. Kime ne zararı var tabuları yıksam. Bodrum katından bile kaçırabilir beni. Hem bak, ne Rapunzel gibi uzun saçlara ne de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left"><img class="alignleft size-medium wp-image-583" src="http://www.ajegu.com/wp-content/uploads/2010/01/Niamh1-300x193.jpg" alt="" width="240" height="188" />Beyaz atlı prenses istiyorum. Çok şey mi istiyorum sanki? Bineceği atı kendisi getirecek kadar mütevazı olamaz mı bir prenses? Şöyle soylu bir aileden gelse, parası pulu olsa; ben de fakir ama gurur yapmayan bir delikanlı olsam. Kime ne zararı var tabuları yıksam.</p>
<p style="text-align: left">Bodrum katından bile kaçırabilir beni. Hem bak, ne Rapunzel gibi uzun saçlara ne de görkemli bir şatoya ihtiyacımız var. Bir de siyah bir gelinlik giyse ne olur? Toz mu olur, söz mü?</p>
<p style="text-align: left">Aranan Prens Kriterlerinde(APK) son sırada olayım kimin umurunda? Prensesin test çözmeye son sorudan başladığını kim bilebilir benden başka. Gökkuşağındaki renklere bir de siyah-beyaz eklese benim hatırıma ne olacak? Sanki her şey tozpembe mi hayatta, her şey rengarenk mi? Kıssadan hisse bir filmimiz olsa, tabi ki siyah-beyaz… İzlerken nostalji yapmaktansa, nostaljiyle yaşayamaz mıyız, çok mu zor?</p>
<p style="text-align: left"><span id="more-580"></span>Her şey rutin mi olacak canım, biraz farklılık isteyemez miyim? Deniz mavisi gözleri, başak sarısı saçları olmasa, az biraz da çirkin olsa ne olur? Tabuları yıkmadık mı sonuçta? Susacağı zaman konuşsa, konuşacağı zaman sussa, burnu Kafdağı’nda olsa; hafif ukala, biraz deli, baya da asabi, olabildiği kadar kusurlu olsa, hiç dert etmesem. En iğrenç esprileri yapsa, ben katılsam ona ama gülmekten… O sağcı olsa, ben de solcu; o ana muhalefet, ben de ona muhalefet; baraja takılsak ikimizde, yine dönsek kürkçü dükkanına. Ortak hayallerimiz ortada kesişse, ama ben onun hayallerinin alt kümesi olsam hep. Yüzyıllar sonra bizden bahsetseler ama ağlatmasa bizim kafe’miz; yüzlerde hafif bir tebessüm bıraksa.</p>
<p style="text-align: left">Aramızdaki şeyin adını AŞK koymasak, onun da bir adı olsa; yaş gününü kutlasak, mum yaksak, üflesek, söndürsek… Bizden ayrı bir kişiliği olsa, biz kişiliklerimizi kaybettiğimizde ona bir şey olmasa. Üç kişilik yaşasak bazı şeyleri. Ben onu aldatsam, o beni aldatsa, en sonunda da “O” bizi aldatsa. Ve her ayrılık beraberinde yeni bir başlangıç, yeni bir “ilk elli öpücük” getirse, dünya sağdan sola doğru dönse, kendi etrafında periyot atsa, biz ritim tutsak! Bir de şiirimiz olsa düz yazının içinde gizli, kafiyesiz, uyaksız, başı sonu belli olmasa, okuyan anafikir çıkaramasa, tak diye bitse…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ajegu.com/index.php/2010/01/05/ta-bu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

