Bu satırları yazmadan önce gözlerimi sıkıca bağladım; objektif kalabilmek ve siyasi düşüncelerimin etkisinden kurtulabilmek adına. Sonra sol elime bir terazi aldım; doğru ve yanlışları tartıp kendi doğrumu bulabilmek adına. Sonra sağ elime bir kılıç aldım ve hükmü verdim. EVET.
Ama siz benim EVET dediğime bakmayın. Siz de gözlerinizi sıkıca bağlayın, benim baskımdan kurtulmak adına. Karar vermenize yardımcı olacak, size yol gösterecek bilgiler sizin HAYIR’ınız ise çekinmeden hükmü verin. Ama sonra araştırın, okuyun; benden daha fazla okuyun ve hükmünüz yine HAYIR ise, yakın üstüne bir keyif sigarası ve hissedin vicdanınızın rahatlığını, vatandaş olmanın dayanılmaz hafifliğini.
Bildiğiniz üzere, 12 Eylül’de eller sandığa gidecek. 26 maddelik bir Anayasa değişikliği paketi halkoyuna sunulacak. Neye, niçin hayır diyeceğiz? Kime, neden evet diyeceğiz? Kaç kişi bu soruların cevabını bulabildi, hiç bilmiyorum. Tek bildiğim, bu soruların cevaplarını bulmaya çalışırken baya bir terlediğim. Kaldı ki, az biraz hukukla ilgili bir insan olarak beni bile bu kadar terleten sebep, size nasıl bir işkence sunacak çok merak ediyorum.
Öncelikle referandumla birlikte neler değişecek, 26 maddelik pakette neler var, etraflıca inceleyelim ve değişiklikler üzerine birkaç kelam edelim. Daha sonra da “Evet” ve “Hayır” cephelerinin ortaya koyduğu iddiaları değerlendirelim. Sonra da adaletin terazisi hangi tarafa daha ağır basıyor ona bakalım. Bakalım bakalım, şapkanın içinden tavşanı çıkarabilecek miyiz, yoksa cesaret edip kral çıplak diyebilecek miyiz?

* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar