Sitemizin de öncelikli olarak benimsediği ilkesi olan özgürlük üzerine birkaç kelam etmenin pek zararı olmayacağını düşünerek bu yazıyı kaleme alma ihtiyacını duydum. Esasen “benim” özgürlüğe bakış açımı açıklamam gerektiğini hissettiren olaylar yaşadım son günlerde…
Sevdiğim insanların beni, inancımı ve halkımı yargılamakta ki acelecilik ve hoyratlıkları sevk etti beni bu açıklamaları yapmaya.
Özgürlük “benim anladığım” şekliyle hep aynı surette canlanır gözümde. Kimsesiz bir tepenin üzerinde, ulu dalları göğü kaplamış bir ağacın altından seyrettiğim rüzgarla dalgalanan yemyeşil buğday başaklarıdır, her “özgürlük” deyişimde aklıma gelen…
Öyle ahenkle dalgalanır ki başaklar, onları benim gibi yukarıdan izleyen bir misafir, karşısında yemyeşil ve kocaman bir deniz var sanabilir. Gözünü kapattığında o yabancı, benim yaptığım gibi, rüzgarla hışırdayan yaprakların anlattığı eski zamanlara dair hikayeleri duyabilir…
Her şeyi yapabileceğini sanır insan öyle bir anda…
Damarlarında ateş gibi bir güç hisseder, doğru bildikleri için mücadele edecek… Read the rest of this entry »
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar