
Her çocuk çığlığında,
Her yersiz ölümde içim sızlıyor,
Sorumluluğu düşündükçe…
Savaşarak büyüyen çocuklara…
Akşam eve gelip haber izlerken şiddeti gösterdik. Birbirimize bağırıp çağırırken bize bakan ve her şeyi hafızasına kaydeden, bizi model alan o iki küçük gözü görmezden geldik. Televizyon diye bir kutunun önüne oturtup; ölümü, savaşı, kanı izlettik. Okulda eğitilsin-öğretilsin diye elimize bırakılanları, hata yapma şansı tanımadan ödül ile değil ceza ile eğitmeye kalkıştık. Daha kendi çocuğumuzu eğitilsin isterken, “eti senin kemiği benim” diye emanet ettik. Düşüp de canı yandığında “vur sen de, vur masaya” dedik. Taşlardan, masalardan bile öç alma hırsı koyduk körpecik yüreklerine.
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar