Kalemim sustu, düşüncem dağıldı, ben beni dinleyemez, kendimle karşılaşamaz oldum bir süredir. Sayfalarım sessiz kaldı ve de izsiz.
Çoğu kişiyi dişlilerine takmış, hiçbir şeyle durup yüzleşmesine izin vermeden döndürüp duran çarkın bir ucuna ben de takıldım. Yarılmaya bakınız ki – bir o kadar içini görerek ve istemeyerek ama işte bir o kadar uzun zamandır bunu bekleyerek..
İnsan uyum sağlıyor. Zorlanıyor ama uyum sağlıyor. Uyku çekiyor, beden direniyor, bünye kaldırmıyor ama sonunda alışıp, uyum sağlıyor. Uykuya söz geçirip, bedene hükmetmeye başladıkça, korktum çarka kapılıp, yüzleşmemeye de alışmaktan.
Korkuyorum hatta..
Uyum sağlıyor insan ama değişmiyor aslında.. Uykuyla kavganın beşinci gününde huzursuz insan başlıyor huzursuzlanmaya. Başlıyor şunu yapmadım, bunu yapmadım, şunu bir yere vardırmadım, bunu yazmadımlara.. Huzursuz insan kıpırdanıyor işte yerinde, en azından bacağını sallamadan edemiyor masanın altında.. Read the rest of this entry »
* Kokla şair, bu taşı gazzeden getirdim. Bu görmüş olduğun kurşun, Filistinlinin göğsünden çıktı. Sen Oğuz Atay'da yüzerken, intihar yeyip intihar kusarken, bir çocuk, adam gibi öldü.
-Hakan Albayrak-
Son Yorumlar